AreS
11-17-2005, 05:27 PM
Ölmek üzere olan yasli bir baba, yataginin basina üç oglunu çagirarak onlara vasiyette bulunur:
"Ogullarim, ben ölünce, birbirinize düsmemeniz için, size sahibi oldugum 17 deveyi paylastirmak istiyorum. Miras olarak develerin yarisini büyük ogluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük ogluma birakiyorum." Babalarinin ölümünden sonra, mirasi babalarinin vasiyeti uyarinca paylasmak üzere kardesler bir araya gelirler. Fakat bir türlü isin içinden çikamazlar. Mirasi babalarinin istedigi gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayisi ne 2'ye, ne
3'e, ne de 9'a bölünebilir.
(bölünür bölünmesine de, bir devenin ondalık kesirleri canlı kalır mı?)
"Bu isin üstesinden ancak köyün tecrübeli ehli, yasli bilgesi gelir" diye düsünüp, ona giderek danisirlar. Bilge kisi "Benim bir devem var, onu da alip, yeniden hesap yapin" der. Bu cömertlige çok sasiran ogullar, 18 deveyi pay etmeye girisirler. Önce 2'ye bölerler, büyük ogul 9 develik payini alir. Sonra 3'e bölerler, çikan 6 deveyi de ortanca ogul alir. Daha sonra 9'a böldüklerinde 2 deveyi de küçük ogul alir. Ama, bütün develeri paylastiktan sonra ortada fazladan bir deve kalir. ( 9 + 6 + 2 = 17) Ogullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yasli bilgeye basvururlar. Bilge kisi güler ve: "Iyi öyleyse" der. "Sorununuz çözümlendigine göre, ben de devemi geri alayim."
Bu öykünün aritmetik kısmı bu kadar. Peki nasıl oluyor da bu iş oluyor?
Şimdide felsefe kısmı: (işin biraz da kimyası var eg: katalizör kullanmak >gibi)
Bilge kisi tipki bilgi gibi katalizör olarak olaya girer; çözümü sagladiktan sonra olaydan çikar. Sorunu çözmede insanlara yardimci olur, ama kendinden de bir sey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özellige ve güzellige sahiptir. Kalici degerleri öne alanlar, geçici degerler yüzünden hem kendilerine, hem birbirlerine hayati zehir etmezler.
"Ogullarim, ben ölünce, birbirinize düsmemeniz için, size sahibi oldugum 17 deveyi paylastirmak istiyorum. Miras olarak develerin yarisini büyük ogluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük ogluma birakiyorum." Babalarinin ölümünden sonra, mirasi babalarinin vasiyeti uyarinca paylasmak üzere kardesler bir araya gelirler. Fakat bir türlü isin içinden çikamazlar. Mirasi babalarinin istedigi gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayisi ne 2'ye, ne
3'e, ne de 9'a bölünebilir.
(bölünür bölünmesine de, bir devenin ondalık kesirleri canlı kalır mı?)
"Bu isin üstesinden ancak köyün tecrübeli ehli, yasli bilgesi gelir" diye düsünüp, ona giderek danisirlar. Bilge kisi "Benim bir devem var, onu da alip, yeniden hesap yapin" der. Bu cömertlige çok sasiran ogullar, 18 deveyi pay etmeye girisirler. Önce 2'ye bölerler, büyük ogul 9 develik payini alir. Sonra 3'e bölerler, çikan 6 deveyi de ortanca ogul alir. Daha sonra 9'a böldüklerinde 2 deveyi de küçük ogul alir. Ama, bütün develeri paylastiktan sonra ortada fazladan bir deve kalir. ( 9 + 6 + 2 = 17) Ogullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yasli bilgeye basvururlar. Bilge kisi güler ve: "Iyi öyleyse" der. "Sorununuz çözümlendigine göre, ben de devemi geri alayim."
Bu öykünün aritmetik kısmı bu kadar. Peki nasıl oluyor da bu iş oluyor?
Şimdide felsefe kısmı: (işin biraz da kimyası var eg: katalizör kullanmak >gibi)
Bilge kisi tipki bilgi gibi katalizör olarak olaya girer; çözümü sagladiktan sonra olaydan çikar. Sorunu çözmede insanlara yardimci olur, ama kendinden de bir sey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özellige ve güzellige sahiptir. Kalici degerleri öne alanlar, geçici degerler yüzünden hem kendilerine, hem birbirlerine hayati zehir etmezler.