Ertan Ömür
01-11-2005, 12:14 PM
KULAKSIZ BEBEK
Bebeğimi görebilir miyim" dedi yeni doğum yapmış anne.Kucağına yumuşak bir bohça verildiği anda çok mutlu oldu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu!Anne ve bebeğini şaşkınlık içerisinde seyrederken doktor hizla arkasını döndü ve camdan bakmaya basladı derin derin.Yeni doğmuş bebeğin ne yazık ki kulakları yoktu...Yapılan muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği,sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu oldugu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula basladı.Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı .Hıçkırıyordu sürekli.Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığı olmuştu; Ağlayarak " Büyük bir çocuk bana ucube dedi." dedi.Küçük çocuk bu kadersizligiyle büyüdü .Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir ögrenciydi.Sınıf başkanı bile olabilirdi;eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona "Genç insanların arasına karışmalısın"diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; "Hiçbir sey yapılamaz mı?" diye sordu. Doktor "Eger bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi.Böylece genç bir adam için kulaklarini feda edecek birisi aranmaya baslandı.İki yıl geçti aradan bir gün babası "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk sonunda.Ancak unutma bu bir sır" dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yillar geçti, bir gün babasına gidip sordu: "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım..." Bir sey yapabileceğini sanmıyorum"dedi babası,"fakat anlaşma kesin,şu anda öğrenemezsin, henüz değil..." Bu derin sir yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavasça annesinin basina elini uzattı elini; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.Baba anlatmaya başladı"Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu evladım" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel oldugunu düşünmedi değil mi?"
Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir!Gerçek mutluluk, gördüğün seyde değil,asıl görünmeyen yerdedir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!"Saygılar..E.Ö
Bebeğimi görebilir miyim" dedi yeni doğum yapmış anne.Kucağına yumuşak bir bohça verildiği anda çok mutlu oldu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu!Anne ve bebeğini şaşkınlık içerisinde seyrederken doktor hizla arkasını döndü ve camdan bakmaya basladı derin derin.Yeni doğmuş bebeğin ne yazık ki kulakları yoktu...Yapılan muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği,sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu oldugu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula basladı.Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı .Hıçkırıyordu sürekli.Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığı olmuştu; Ağlayarak " Büyük bir çocuk bana ucube dedi." dedi.Küçük çocuk bu kadersizligiyle büyüdü .Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir ögrenciydi.Sınıf başkanı bile olabilirdi;eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona "Genç insanların arasına karışmalısın"diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; "Hiçbir sey yapılamaz mı?" diye sordu. Doktor "Eger bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi.Böylece genç bir adam için kulaklarini feda edecek birisi aranmaya baslandı.İki yıl geçti aradan bir gün babası "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk sonunda.Ancak unutma bu bir sır" dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yillar geçti, bir gün babasına gidip sordu: "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım..." Bir sey yapabileceğini sanmıyorum"dedi babası,"fakat anlaşma kesin,şu anda öğrenemezsin, henüz değil..." Bu derin sir yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavasça annesinin basina elini uzattı elini; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.Baba anlatmaya başladı"Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu evladım" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse, annenin daha az güzel oldugunu düşünmedi değil mi?"
Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir!Gerçek mutluluk, gördüğün seyde değil,asıl görünmeyen yerdedir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!"Saygılar..E.Ö