View Full Version : Ankara
philcollins
01-07-2005, 12:14 PM
Masa basinda kurulmustur Ankara. Masabasi adamlari yaratmis,
sevmistir. Masabasi islerinin kenti olmustur.
Sokaklari cetvelle çizilmis, isimleri bir alfabetik indeksten
sirayla seçilmistir. Bestekar, Bilir, Büklüm, Bülten, ... diye yan yana
giderler. Tarihi, üzerine sonradan dikilmis elbisesidir,
yasanmisligi degil. Akildir, mantiktir. Ruh ona sonradan biçilmistir, gerekliligi
bilindigi için. Arkasinda hayat degil bilgi vardir. Bu yüzden toplamadir
ruhu. Kültürleri toplamis, kendince birlestirerek kendinin yapmistir
bu kent. Tren Gari binasinin karsisindaki Hitit aslanina ters binen
Nasreddin Hoca 'dir Ankara. Sterildir Ankara, heterojendir. Fakiriyle zengininin hayatlari pek karismaz birbirine. Sihhiye köprüsü görünmez bir duvardir kuzey
ve güney arasinda; iki Ankara 'yi böler. Sinirlar nettir Ankara'da.
Çünkü devlettir Ankara. Devlet sinirlari sever. Makamdir, protokoldür
Ankara. Merkezdir. Ankara'nin disindaki için merkezin önemini tasir.
Vazgeçilmezdir, yapiyi bir arada tutandir. Içeriden ise,
yönetimin hayatin kendisinden uzakligidir. Merkezin boslugu vardir
içerideki için.
Ne topraktir ne beton Ankara; ne de ikisi arasinda bir sey.
Ikisine de uzaktir, kendine özgüdür.
Denizsizdir Ankara. Otobüslerde, dolmuslarda, pastanelerde,
parklarda, ... insanlarin yüzlerine bakilarak kurulur hayaller. Çünkü bir
deniz yoktur, insanlara sirtinizi dönüp seyredebileceginiz. Yalniz
kalamazsiniz, denize kaçamazsiniz. Insanlarin dönüp gelecekleri
yer yine birbirlerinin yüzüdür. Bu yüzden insan, iliskileriyle var olur
Ankara'da. Mekanlarindan öte insanlarinin yüzleridir bu kente
bagimliligimizin temeli. "Ankara" (Ancyra), "çapa"dan (anchor) gelir. Denizi kaçali çok zamanlar olmustur ama hala çapadir. Sabitler. Hareket ettirmez, ancak
devindirir. Yazlar sicak ve kurak, kislar karli buzludur. Ankara bunlari
tasir, yakistirir kendine. Ancak baharlarda telasli ve huzursuzdur;
sabirsizdir. Insana en çok baharlarinda yakindir bu yüzden.
Degisimi yakistiramaz gibidir duraganligina. Kisa kislar ve yazlar iç
içedir baharlarinda.
Geceleyin Kösk 'ün önünden asagiya kayarken, bir tür deniz
oldugunu hayal ettigim bu isikli çukur dibine dogru çeker; uçmak ile
batmanin bileskesi bir hisle dalarim karanlik sularina; hafiflerim.
Hep geride kalandir, dönülesidir. Evimdir Ankara. Huzurum,
huzursuzlugum, kürkçü dükkanim...
beyazkartal
01-07-2005, 12:41 PM
insanlarin yüzlerine bakilarak kurulur hayaller. Çünkü bir
deniz yoktur, insanlara sirtinizi dönüp seyredebileceginiz. Yalniz
kalamazsiniz, denize kaçamazsiniz. Insanlarin dönüp gelecekleri
yer yine birbirlerinin yüzüdür. Bu yüzden insan, iliskileriyle var olur
Ankara'da.
Gerçekten am tam anlamıyla dogru bir ifadedir.İstanbul 'da doğup büyüyen insanla, istanbulda yaşayan insanla Ankarada yaşayan bir insanın en büyük farkıdır.
İstanbul da gerek hayat zorlugundan yada başka zorluklardan oluşan bir sıkıntımız oldu mu , denize kaçarsınız.Bir deniz kıyısına sıgınırsınız.Kimi zaman benim de yaptıgım bir şeydir(itiraf).Dört bir yanımızın deniz ile çevrili olması büyük bir avantajımızdır.Yoksa değilmidir :confused:
İstanbul şımarık bir sevgili gibidir.Sizi sarar sarmalar , hiç beklemediğinizde umulmadık süprizler yapar.Bazen çok kalabalıksınızdır, bazen yapayalnız.Nankör dür , şımarıktır, mutluluktur , şarkıdır , hüzündür ama vazgeçilmezdir.
EVET VAZGEÇİLMEZDİR.....
Ama en gerçek dostluklar da hep Ankara da yaşanır.Terk etsenizde başka rüzgarlarla başka aşklara kapılsanızda , geri döndüğünüzde yinede sizi bekleyen bir dosttur Ankara...........
beyazkartal
01-07-2005, 02:44 PM
Atiiiiii , Kardeşimmmm nerdesin....
Hadi çık ortaya sen aldırma birşeylere..........,
Hadi bana biraz daha Ankarayı anlat.
Ankarayı anlat............. :o
philcollins
01-07-2005, 02:55 PM
Atiiiiii , Kardeşimmmm nerdesin....
Hadi çık ortaya sen aldırma birşeylere..........,
Hadi bana biraz daha Ankarayı anlat.
Ankarayı anlat............. :o
saim be bi istanbullu olarak nası oluyo da ankarayı bu kadar iyi etüd edebiliyosun. üzerine nem sinmişken, denize bakarken dağı, taşı, sisi, pusu, karayı yorumlamak çok zor hatta imkansızdır. ama ne diyim sen busun işte, bu da senin farkın..
hobbit
01-07-2005, 04:14 PM
güzelliğin on para etmez..
bu bende ki aşk olmasa ...demiş aşık veysel..
ankarayı neyleyim..senin aşkın olmasa ATALAY cığım :p
güzelliğin on para etmez..
bu bende ki aşk olmasa ...demiş aşık veysel..
ankarayı neyleyim..senin aşkın olmasa ATALAY cığım :p
ŞŞŞŞŞŞTT O NE YAHU, GELMİİİM HA ORAYA.
Ne o aşk maşk, boş iş bunlar. Varsa yoksa takım aşkı gerisi traş..
Diyolar yani, ben demem öööle şeyler biliyon...
hobbit
01-07-2005, 04:32 PM
ŞŞŞŞŞŞTT O NE YAHU, GELMİİİM HA ORAYA.
Ne o aşk maşk, boş iş bunlar. Varsa yoksa takım aşkı gerisi traş..
Diyolar yani, ben demem öööle şeyler biliyon...
napayım yaaa ... beşiktaşın aşkı beni delirtti..nası özledim stadı bir bilsen :)
philcollins
01-07-2005, 04:56 PM
güzelliğin on para etmez..
bu bende ki aşk olmasa ...demiş aşık veysel..
ankarayı neyleyim..senin aşkın olmasa ATALAY cığım :p
al işte ankaranın tadını alamamış bi şaşkın daha :D
philcollins
01-15-2005, 03:23 PM
http://img43.exs.cx/img43/6757/68920041219132dx.jpg
http://img138.exs.cx/img138/615/68920041219230mn.jpg
http://img58.exs.cx/img58/3164/68920041219039ae.jpg
hobbit
01-15-2005, 03:24 PM
oyyyyyyyyyyy vazgectim ben senden :D ...ille de Ankara :)
philcollins
01-15-2005, 03:34 PM
Eger Akun Sinemasinda zar zor bilet bulup en onden film seyrettiyseniz..
Eger Tunali Hilmi pazar gunu trafige kapatilinca caddeye bagdas kurup gitar caldiysaniz..
Tunali Hilmideki Canboya gidip garip hamburgerlerinden yediyseniz...
Simdililerde Gazi Hastanesi'nin oldugu yerde ormanlik arazide futbol oynadiysaniz....
Amerikan Pasajindan alisveris yaptiysaniz..
Levis acildiginda ( Ataturk Bulvarina )kapisindaki kuyrugu gorduyseniz....
Bankamatikler cikinca bir hevesle Is Bankasinda hesap actirdiysaniz...
Airport diskonun acildigini hatirliyorsaniz....
A Barda canli muzik dinlediyseniz...
Eskisehir Yolunda Sogutozundeki koprunun sadece bir ufak kavsak oldugunu hatirliyorsaniz...
Bilkentsiz bir Ankara dusunebiliyorsaniz...
Oran'a giderken," ulan buralar da ne sehir disi be"dediyseniz....
Hava kirliliginden dolayi okullariniz tatil edildiyse...
Eski Deutz servis otobusleriyle okula gittiyseniz....
Anadolu lisesi sinavina girerken sadece iki lise tercihi yapabildiyseniz....
Metropol sinemasi acilinca "vay be iki salonu var" dediyseniz....
Kerem, As sinemalari size bir sey ifade ediyorsa.....
Zafer Carsisinin altindan elden dusme kitap, dergi aldiysaniz...
Kurtulus parkinda bir buz pateni sahasi oldugunu biliyorsaniz ve oraya kaymaya gitmisseniz kucukken...
Kizilayda , agzindaki ufacik pul gibi birseyle kus gibi oten adami biliyorsaniz...
Koprulu kavsagi, metro duragi olmayan bir Ankara size normal geliyorsa....
Bahceli yediye sadece o civarda oturan bir arkadasi ziyaret etmek icin gittiyseniz... Ilk kumpir i Tunali'da Kitir Pilic'te yediyseniz....
Doneri,Sakarya'da Hosta'da yemeyi seviyorsaniz ...
Ankara'da bir mekana girdiginizde %80 ini isimleri ve özgeçmicleriyle sayabiliyorsaniz (diyseniz vaktinde)
Istanbul'da yasadiginiz halde hafta sonu Ankara'ya gidiyorsaniz...
Istanbul'da yasadiginiz halde Ankaralilarla görüsüyorsaniz...
Margharita pizza'yi, Korfez Pastanesi'ni biliyorsaniz...
F 34'ü biliyorsaniz ve bunu sakliyorsaniz...
Eskisehir yolu'nun 2 seritli ve bos halini biliyorsaniz...
Arkadaslarinizi en az 10 yildir taniyorsaniz...
Hala 9'da karar verip 9 buçuk seansina yetismisseniz (bunu zavalli Istanbullulara anlatirken büyük keyif aliyorsaniz) !!!!!!!!!!!!!!
Ziya Gokalp caddesinin orta seridinin sadece otobusler icin oldugunu ve dalga dalga goctugunu gormusseniz..
Kizilay trafige kapaliyken ordaki masalarda oturup, bisiklete binip, paten kaydiysaniz..
Kugulu Park'daki salincaklarda sallanip, balon ve kagit helva aldiysaniz..
Karum'un icinde piyasa yaptiysaniz, coook seker acildiginda kosa kosa gidip bir torba seker aldiysaniz (???)..
Yilbasinda vakkoromayi hep gezdiyseniz..Vakkonun onunde birileri ile bulustuysaniz..
Segmenler haftasonu aile eglenceniz olmussa bir zamanlar..
Golbasi'na yemege, piknige vs gitmisseniz ailenizle..
Turizm Bakanligi binasinin yerinde tarla oldugunu hatirliyorsaniz..
Otobuse ulusdaki gardan binmisliginiz varsa..
Genclik Parki'nda birilerinin nikahina gidip, havuzunde bisiklete binip, aksam da lunaparkda ucan sandalyelere binmisseniz..
Okul gezilerinde mutamadiyen Anitkabire, Anadolu Medeniyetleri Muzesine, Resim Heykel muzesine, Ataturk'un Evine, Meclise vs gitmisseniz..
AOCde icindeki kafeteryadan findik fistik alip maymunlara verdiyseniz, cikisda kofte ekmek uzerinde de AOC dondurmasi yediyseniz arabada..
ordaki tren yolunda tren gecerken beklediyseniz..
Kugulu Pasajindan alisveris yapip, Aynali Carsidaki pet shoplari gezmeyi adet haline getirip, ordan poster alip siyah cerceve ile cercevelettiyseniz..
Atakule'nin insaat halini gorup, acildiginda kosa kosa her hafta sonu oraya gidip Dreamland jetonlari biriktirip hediye almaya calisdiysaniz..
Meram Pastanesinden dondurma yediyseniz..
Kolej-Yukselis cekismesini hep yasadiysaniz, maclarda " *bne Ari'ya da kafaaam girsin " dediyseniz, o maca gitmek icin kendi dilekcenizi yazip velinizin imza sini taklit ettiyseniz..
Okulun son gunu yumurta savasi yaptiysaniz.. Ankaralisiniz.............
philcollins
01-17-2005, 03:36 PM
Ankarada ask gerçektir. Filmlerdeki gibi ütopik olmaz. Belki denizinin olmaması, belki sert esen rüzgârları, belki de sessizliğidir neden. Ama ankarada ask ask gibidir, o hüznü, o kalp kırıklıklarını, sıcak bahar günlerinin gelmesi umuduyla bitmeyen beklemeyi aynen yansıtır. Duygusaldır ankara sokakları.
Mümkün müdür bilinmez ancak gerçekleştiği takdirde şu koca şehrin farklılaşacağı kesin gibidir. O koca, gri binalar pembeleşir, güneş Ankara’ya bir farklı doğar. Ankara’nın sabah sisini aralar o güzellik. Her şey bir başka güzeldir artık. Kumrular sokakta ağaçların gökyüzünü kapattığı, özellikle sonbaharda yerlerde yapraklar varken sarı sarı, yağmurda çiseliyorsa bir yandan yürümek anlam kazanır Ankara’da aşıkken. Birlikte sıcak çikolatayı yudumlarsınız Tunus caddesi'ndeki Zeynel’de veya özsütte. Olmadı şöyle bir gölbaşına uzanırsınız. Bir içki yudumlarsınız sevgili ile göle nazır. Ya da gece kendinizi yollara vurursunuz, biraz canlılık görmek için Tunalı Hilmi’den geçersiniz, arabanın teybinde bir aşk şarkısı çalar durur. Kış gelince üstelik gece havada o pembemsi aydınlık varsa Karum ve Sheraton otelin olduğu yerdeki o yemyeşil alanı kaplayan kardan birbirinize kartopu fırlatırsınız gülerek ve sevgiyle. Canınız yeşillik ve âşık olunan kişiyle bunu birleştirmek istiyorsanız papazin bağı veya yeşil vadi sizi bekler. atakule'nin tepesine çıkarsınız, Ankara’yı izlerken bir yandan da birbirinize olan aşkınızı tazeler, tüm Ankara’ya ilan edersiniz sevginizi. Romantik bir akşam yemeği için villa klasik ama yerinde bir seçim olacaktır Ankara’da âşık olmuşsanız eğer. ankara'da âşık olmuşsanız o gri, soğuk, ciddi ve ağır başlı memur şehri gider, yerine gökkuşağı altındaki o güzel şehir gelir. Aşk’ta mücadele varsa eğer yine de anlam kazanır bu şehirde aşık olmak. Milli mücadele’de önemli bir yere sahip bu şehirde ask'ta mücadele ister. Anılar ve tarih anlam kazanır ankara'da âşık olmuşsanız eğer...
askin başında, ortasında, bitişinde(bitmemesi umudunda), sonrasında, kendini atmayı başaracak veya en azından hayal edecek bir boğaz köprüsü olmadığı için zordur, Ankara’da aşık olmak, kaçabileceğin bir deniz yoktur...
Mekke’de meczup olmaya benzer...
Zira aşıklar için oldukça ulvi bir atmosferi vardır Ankara’nın. Yoğun bir melankoli hissedilir her sokağında. Oysa İstanbul öyle değildir. Aşık bünye kendini Ortaköy’e vurduğu zaman topyekun yenilendiğini, gençleştiğini hisseder, daha bir menfi davranır. Sanki Ankara’da yaşam daha durağan, insanlar daha sakin ve aşklar daha uzun solukludur... Buradaki aşklar çok zordur. Bir bakmışsın elinde avucunda; bir bakmışsın uçup gitmiş... Sonra yine ansızın karşına çıkar, seviyorsundur belki hala onu ama havanın keskin soğuğu gibi oda artık soğutmuştur seni içinde… Ankara ayazı gibi olursun bir başka bahara kadar.lakin o baharlar hep uzaktadır..çok uzak..Gri, kasvetli, klostrofobik bir kentte yaşamayı unutturan, özellikle kış günlerinde açıveren beklenmedik güneştir.
zor iki gözüm...
O bir yerlerde gezerken, eğlenirken -ve bilmezken ve bilmeyecekken- boş evin bomboş odalarında oturmak, zaman öldürmek, pencereden siyah, sıkıcı gece göğüne bakmak, üçüncü kez baştan sona okunmamış son kitabı anlamsızca karıştırmak, dalıp dalıp iç çekmek, bir ümit açılırım diye dışarı çıkmak, binalar binalar binalar arasında kıvrıla kıvrıla ilerlemek ama aslında hep yerinde kalmaktır. ankara sağırdır, ankara kördür. ankara sadece bir yerleşimdir. ankara aslında ölüdür. Bu yüzden isyanını dahi haykıramamaktır şehir olmayan bir şehre...
Göte girmiş bir demet çiçek ertesi, fonda jon bon jovi muhteşem sesiyle ''all i wanted was you...'' diyerek resital verir. Volkswagen kaplumbağanın muhteşem motor sesi bir anne kucağıdır gece yarısı bomboş ankara sokaklarında... Boş gözlerle yola bakarsınız... Hayat nasıl akıyorsa yolda aynen öle akmaktadır bomboş gözlerinizin önünde... Böyle bir şeydir ankarada âşık olmak... Nasıl ki insan olmak ağır gelir bazısına. Yüreği olmayan kaldıramaz. Zordur âşık olmak Ankara’da… Yürek ister
İmkânsız olan şey. Çünkü ankara o kadar sıkıcı bir şehirdir ki, her şey o kadar boğuk, o kadar gri, o kadar depresifdir ki insan doğal olarak burada âşık olamaz.
ulusoy'un, varan'ın artık tarifeleri ezberlenmiş otobüslerini gördüğünüzde içinizin cız etmesidir. İstanbul’un karmaşasından kaçıp, ankaranın dinginliğinde sevgilinin huzurunun bulunmasıdır. ivy'de cheesecake, villa'da çikolatalı sufle yemektir, ümitköy'de yalnız kalan bir arkadaşın evinde ayların hasretini gün boyu sevişerek geçirmektir, beytepe'de sevgilinin dersine girmektir, borsa'dan zilzurna sarhoş çıkmak, bahçeli'de elele gezmektir. 454 km uzaklıktaki sevgiliyi düşünmektir her daim. Ve bir gün gelip bu ayrılığı daha fazla kaldıramamaktır, acı vereceğini bile bile ayrılmaktır, bir daha değil konutkent'e, söğütözüne bile ayak basmamacasına.
deniz bile yokken, aşkını anlatacak bir dalga bile bulamazken, geceyi aydınlatan uzaktaki ışıklara bakıp yâri düşünecekken nasıl kolay olabilir ki Ankara’da âşık olmak?
onu gördüğün ilk anda "böyle bir insana âşık olacağım" değil "âşık oldum" diyebilecek netlikte olabilmektir. Bir Ankaralı olmadığınız için ondan bıkacak kadar zamanınızın olmadığını bildiğinden her saniyeyi yasayabilmektir.
Havası gibi ağır ve iklimi gibi kaypak olmayan bir aşktır. Çankaya sokaklarındaki soğuk insanların arasında ciddi görünüp gayri ciddi sarmaş dolaş dolaşabilmektir. Gülebilmek ve küçümseyebilmektir şehri, o sehre ait birine âşıkken. Geceleri donarken sabaha karşı pırıl pırıl bir güneşle, güneş gülüşlü sevgilinizle uyumaktır. Aşkı doya doya yaşayıp 2 saatlik uykuyla günü 8 saatlik bir uyku çekmiş gibi yasayabilmektir havasından.
Ve en kötüsü onu Ankara’da bırakıp İstanbul’a dönmek zorunda kalmaktır
Gri kentin âşıkları için adlandırılamayan acılar, gizli saklı yaşanan sevdalar, uzaklıklar, tutkular, vazgeçişler, özlemeler. Bir kentin geceye bakan yüzünde hüzünlü gülümseyişlerle yiten insanlar, onsuz yalnız bile olamadıklarımız, aşkın pek çok renginde, yüzünde gizli hayaller, hayalkirikliklari, ıssız parklarda yan yana yürürken bir anda tüm dünyayı içinde hissetmeler, kelimeleri yeni anlamlarda yaşamalar, yaşanamayanlar için herseye rağmen umut… Keşke zor olsa idi…
ask değil mi, her yerde ayni bokun soyu...
hobbit
01-17-2005, 04:48 PM
Aşk a aşık ..Ankara ya aşık..hem beyni hem ruhu buna layık.. umarım aşkların en gerceğini en güzelini yaşarsın kardeşim..
philcollins
03-22-2005, 11:58 AM
madem yalnız değilim artık bu topici bundan sonra hüseyin abiyle birlikte baştan yaratırız :)
huysuz
03-22-2005, 01:00 PM
Valla en çok sevdiğim laflaran biridir, aha da yazdım yine :
Ben Ankara'nın en çok neyini severim biliyormusunuz ; İstanbul'a dönmesini... :laugh:
Ati sen beni döversin şimdi ama ..... :bash_1_:
SNOWMAN
03-22-2005, 01:45 PM
Valla en çok sevdiğim laflaran biridir, aha da yazdım yine :
Ben Ankara'nın en çok neyini severim biliyormusunuz ; İstanbul'a dönmesini... :laugh:
Ati sen beni döversin şimdi ama ..... :bash_1_:
Hiç bir Ankara'lı bir bayana el kaldırmaz.
O zevkle döndüğünüz İstanbul'da farklı bir durum mu geçerli yoksa.
Bir kere o söz M.Ö. 1312 de söylenmiş o zamanlar arabalar. Ve de iki ayaklı hıyarlar dolaşmıyormuş sokaklarında istanbul'un.
SNOWMAN
03-22-2005, 01:47 PM
Atalay yazıyı şimdi okudum nedense klavyedeki harfler flulaştı birden.
huysuz
03-22-2005, 01:48 PM
Hiç bir Ankara'lı bir bayana el kaldırmaz.
O zevkle döndüğünüz İstanbul'da farklı bir durum mu geçerli yoksa.
Bir kere o söz M.Ö. 1312 de söylenmiş o zamanlar arabalar. Ve de iki ayaklı hıyarlar dolaşmıyormuş sokaklarında istanbul'un.
Arkadaş Ankaralı olarak dövmez ama İstanbul ve ona hatırlattıklarını yazarsam benim dayak yiyeceğim kesin sevgili oldervangoghman :laugh:
Bu sözün kesin tarihini de sizden iyi kim bilebilirdiki , ben büyüklerimden duyduğumu aktardım demekki kaynağı çoooooook eskiymiş..Bu arada hobbitimle yaşıt sayılıyorsunuz sanırım.. ( M.Ö ) :hail: Saygılarrrrrrrrrrrr :laugh:
SNOWMAN
03-22-2005, 02:02 PM
..Bu arada hobbitimle yaşıt sayılıyorsunuz sanırım.. ( M.Ö ) :hail: Saygılarrrrrrrrrrrr :laugh:
Yapma şu hereketi :hail: o küçük kız (yaş olarak) kızıyor.
O daha dğnkü çocuk Allah bilir 1970 li falandır. Nerden bilsin o kadar eski zamanı. :)
huysuz
03-22-2005, 02:07 PM
Yapma şu hereketi :hail: o küçük kız (yaş olarak) kızıyor.
O daha dğnkü çocuk Allah bilir 1970 li falandır. Nerden bilsin o kadar eski zamanı. :)
evet acık daha sıksaydı dişini görecekti ama bir an önce bizi sevgisiyle bahtiyar etmek için 69 model olarak gelmiş yüce insan.. :hail:
Hayır insan biraz daha bekler beraber avdet ederdik değil mi ya...Nerde ama nerdeee :laugh:
hobbit
03-22-2005, 05:20 PM
la havle vela kuvvete..... :D
huysuz
03-22-2005, 05:26 PM
la havle velakul vete..... :D
neeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee :laugh:
huysuz
03-22-2005, 05:27 PM
la havle velakul vete..... :D
La havle vela kuvvete .... doğrusu buuuuuuuuuuu..... :laugh:
hobbit hobbit beni yakalayamazzzzz :wave: :561:
hobbit
03-22-2005, 05:31 PM
La havle vela kuvvete .... doğrusu buuuuuuuuuuu..... :laugh:
hobbit hobbit beni yakalayamazzzzz :561:
eee biz ne yazmışız... :D :frech11:
huysuz
03-22-2005, 05:55 PM
eee biz ne yazmışız... :D :frech11:
EDIT tuşu olmasaydı ben sana sorardım onu ama neyseeeeeeeee :hail:
07STI06
03-22-2005, 06:22 PM
Yaktın philcollins kardeşim yaktınki maramara çırası gibi. :)
vBulletin® v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.