SNOWMAN
08-28-2005, 04:15 PM
Bizim ekiple yine Akyarlar'dayız denize 3-5 m mesafeye kurmuşuz çadırı ama çadırda yattığımız da yok. Kumların üzerinde sefilmi, şahanemi olduğu belli olmayan geceler geçiriyoruz. :D
Bir arkadaşımız, çiçeği burnunda doktor ve taze evli. Karısıyla tatile geldiler. Pansiyonda kalıyorlardı. Muhabbet iyi olunca bir haftalık tatillerini uzatmaya karar verdiler. Fakat pansiyon dolu, kalacak koridor bile yok.
Siz nasıl olsa çadırı kullanmıyorsunuz, kumlarda yaşıyorsunuz, bir kaç günh kalalım dediler.
Hay hay memnuniyetle dedik. Karısı, birilerini buldu çadırı ve etrafını pırıl pırıl yaptırdı. Bu da yetmedi ilaçlattı her yeri. Bir de çadırın etrafına bir karış eninde, futbol sahası çizgileri görünümünde DDT (böceklere karşı bir tür zehirli madde) döktürdü.
Akşam saat 7-8 gibi yemeğe hazırlanıyoruz, bir çığlık, bir çiğlık koşturduk sesin geldiği yöne. Güliz çadırın önünde durmuş bir yeri işaret ediyor ama heykel gibi kaskatı kalmış orada.
Bir akrep görmüş çadırın üstünde.
Sakinleştirmeye çalışıyoruz el birliğiyle " siz buralarda bu akreplerin içinde nasıl kaldınız" gibi ufaktan fırçaya başlıyordu bize.
Ben de " bizi akrepler rahatsız etmez tabii " dedim.
" Sizi neden rahatsız etmez? " diye sordu.
Tabii kızım dedim, Sen akreplere savaş açtın. İlaçlamalar, DDT ler. Onlar da intikam almaya geldiler tabii.
Arkadaşlar yerlere yattılar ama Güliz'i ikna edemedik ertesi sabah ayrıldılar oradan.
Bir arkadaşımız, çiçeği burnunda doktor ve taze evli. Karısıyla tatile geldiler. Pansiyonda kalıyorlardı. Muhabbet iyi olunca bir haftalık tatillerini uzatmaya karar verdiler. Fakat pansiyon dolu, kalacak koridor bile yok.
Siz nasıl olsa çadırı kullanmıyorsunuz, kumlarda yaşıyorsunuz, bir kaç günh kalalım dediler.
Hay hay memnuniyetle dedik. Karısı, birilerini buldu çadırı ve etrafını pırıl pırıl yaptırdı. Bu da yetmedi ilaçlattı her yeri. Bir de çadırın etrafına bir karış eninde, futbol sahası çizgileri görünümünde DDT (böceklere karşı bir tür zehirli madde) döktürdü.
Akşam saat 7-8 gibi yemeğe hazırlanıyoruz, bir çığlık, bir çiğlık koşturduk sesin geldiği yöne. Güliz çadırın önünde durmuş bir yeri işaret ediyor ama heykel gibi kaskatı kalmış orada.
Bir akrep görmüş çadırın üstünde.
Sakinleştirmeye çalışıyoruz el birliğiyle " siz buralarda bu akreplerin içinde nasıl kaldınız" gibi ufaktan fırçaya başlıyordu bize.
Ben de " bizi akrepler rahatsız etmez tabii " dedim.
" Sizi neden rahatsız etmez? " diye sordu.
Tabii kızım dedim, Sen akreplere savaş açtın. İlaçlamalar, DDT ler. Onlar da intikam almaya geldiler tabii.
Arkadaşlar yerlere yattılar ama Güliz'i ikna edemedik ertesi sabah ayrıldılar oradan.