wmeltem
12-29-2004, 05:00 PM
Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana kadar karnındaki
bebek dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey hiç aklına
gelmemiş çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.
__________________________________________________ _______________Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve ayakları kınalıdır. "Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa (tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der. Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.
__________________________________________________ _______________Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek, sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz televizyon izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:
Velem yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans baslayacak...Kufuven ahad!"
__________________________________________________ _______________
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa
da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not : "Babaannesi aradı dersiniz."
__________________________________________________ _______________ Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın önemli bir atağını yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum ama teknoloji
işte, çocuklar ne yapsın.
__________________________________________________ _______________İlkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n Goblins"
oyununu oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken dirilen ölüleri yeniden öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda sürekli Fatiha suresini
okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
__________________________________________________ _______________Babaannem 58 milyon vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine sürüp bitirmiş
__________________________________________________ _______________
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün sonra
Ankara'ya döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan babaannemin yorumu: >Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!
__________________________________________________
bebek dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey hiç aklına
gelmemiş çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.
__________________________________________________ _______________Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve ayakları kınalıdır. "Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa (tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der. Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.
__________________________________________________ _______________Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek, sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz televizyon izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:
Velem yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans baslayacak...Kufuven ahad!"
__________________________________________________ _______________
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa
da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not : "Babaannesi aradı dersiniz."
__________________________________________________ _______________ Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın önemli bir atağını yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum ama teknoloji
işte, çocuklar ne yapsın.
__________________________________________________ _______________İlkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n Goblins"
oyununu oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken dirilen ölüleri yeniden öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda sürekli Fatiha suresini
okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
__________________________________________________ _______________Babaannem 58 milyon vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine sürüp bitirmiş
__________________________________________________ _______________
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün sonra
Ankara'ya döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan babaannemin yorumu: >Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!
__________________________________________________