Şovalye
01-22-2007, 01:05 AM
Hiç Bir Deneyim Kadına Sökmez / Baki Kara
Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, bu kadar zor olacağını tahmin etmiyordum.
Ne kadar zor şeymiş meğer, aklımın kıyısında oluşturduğum temayı kağıda
dökmek. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayırıp, okuyucunun rahatça
okuyabileceği bir forma sokmak.
Aslında bütün amacım, 34 yıllık yaşamımda kadınlar üzerine edindiğim naçizane
deneyimlerimi (geçmişin hatalarıdır aslında bunlar) daha genç arkadaşlarıma
aktarmak, eğer mümkünse -ki çoğu zaman bu olanaklı değildir- aynı hataları
tekrarlamamalarını sağlamak. Bu deneyimlerin ne kadar işe yaradığını yazının
sonunda hep birlikte anlayacağız.
Deneyim Bir:Görünmez duvarı aştığınızda çekip gidin!
Her ilişki de görünmez bir duvar vardır. Kadınla erkeğin tensel ya da ruhsal
çekimlerinin başladığı anda örülür bu duvar. Biri diğerini incitmemeye, onun
kişiliğine ve görünüşüne eleştiri getirmemeye çalıştığı süreçte oluşumunu bitirir.
Sonra bir gün hiç hesapta yokken, herhangi bir şey için tartışılır. İlk ağlama, ilk
hüzündür bu. Bilin ki artık sizin ilişkinizde diğerlerininki gibi bir ilişki olmuştur. Bir
daha geri dönemezsiniz.... İlk ağlamaları, ikincisi takip eder... Sonra üçüncüsü...
Sonra... sonrası yoktur artık. Ya bu yeni durumu olduğu gibi kabul edip, her gecen
gün, her gözyaşı için bir sürü bedel ödeyip devam edeceksiniz. Ya da çekip
gideceksiniz. Tavsiyem yol yakınken dönmeniz, çekip gitmenizdir. Deneyimlerim,
kadınların asla durmak bilmediğini göstermiştir.
Deneyim iki: Kadın yemin ediyorsa, yalan söylüyordur!
İnanın bana bir kadın, sizi gerçekten istiyorsa ve siz onun için biçilmiş bir eşseniz
sizi kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapar. "Valla öyle değil! En sevdiğimin ölüsü
üzerine yemin ederim ki yapmadım". Sık sık karşılaşmışsınızdır bu tür sözlerle. Bilin
ki tam gözbebeğinizin içine bakarak yalan söyleniyordur. Zavallı siz, yüreğiniz oysa
ne de parçalanmıştır. Hatta ona sarılıp "Tamam bebeğim, üzme kendini" bile
demişsinizdir. Ben dedim çünkü (Zavallı ben!). Yalan söylediğini bile bile. Sonra ne
mi oldu? Yeni yalanlar ve yeni yeminler. Küçücük şeyler için bile yalan söylendi
bana. Bilin ki size de söyleniyordur. Hem de size sonsuza kadar dürüst kalacağının
sözlerini verirken.
Deneyim üç:Sık sık "seni seviyorum" demeyin!
"Seni seviyorum, hem de kocaman çok!" Bir insanın bir insana söyleyebileceği en
güzel cümle değil mi? Dilerseniz her saat (ben hesapladım) tam 720 kez
söyleyebilirsiniz bunu sevdiğinize. Ama bilin ki her söyleyişinizdeki değeri bir
öncesiyle aynı değildir. Değer, hep düşer. İfadesi de. En değerlisi ilk kez
söylediğinizdir. Onun değerine bir daha asla ulaşamazsınız. Onun için eğer
mümkünse, bir kadına "seni seviyorum" demeyi düşüyorsanız mümkün olduğu
kadar geç söyleyin. Sonra da unutun bu iki kelimeyi. Merak etmeyin kadınlar
sevildiklerini en çabuk kavrayan canlılardır. Siz söylemeseniz de onlar sizin onu
sevdiğinizi bilirler. Eğer işine gelmiyorsa sadece bilmiyormuş gibi yaparlar. Benim
tavsiyem "seni seviyorum" cümlesini hep en kritik noktalarda kullanın. Böylece
kullandığınız sözcükler, dolar karşısındaki Türk lirasının konumuna düşmemiş olur.
Deneyim dört: Tuzak sorulara dikkat!
"Bak tatlım, sana söz veriyorum sorun etmeyeceğim. O kadın sana asıldı mı? Sakın
ola ki "evet, asıldı" demeyin. Emin olun bunu hayatının sorunu haline getirecektir.
Siz de saflığınıza doyamayacaksınız. Kadınlar, erkeklerin bir ilişkide ne kadar yalın
düşündüklerini çok iyi bilirler. Biz bodoslama dalarız bir ilişkiye ve öyle de yaşarız.
Ama onlar öyle değildir.- Bu sitedeki bir yazısında Mehmet Emin Arı da aynı tespiti
yapmıştı- Çok fazla detaylandırırlar her şeyi. Bir mühendis titizliğiyle hesaplarını
önceden yaparlar. Onun için size sorulan bazı sorular tuzak sorulardır. Siz de bir
tatlı su sazanı edasıyla hemen atlarsınız sorunun üzerine ve hiç de aklınızdan
geçirmediğiniz bir süreç başlar ilişkinizde. Onun için lütfen temkinli olun. Bir
kadın "hayır, kesinlikle sorun etmeyeceğim" diyorsa bilin ki sorunun en ağdalısı
karşınızda duruyordur.
Sözün özü: Hiç bir deneyim kadına sökmez!
Yaşınız kaç olursa olsun, kadınlar üzerine ne kadar çok deneyiminiz olursa olsun,
bir kadın karşısında bunlar hiç bir işe yaramaz. Onlar genetik olarak, erkeğini
elinde tutma ve onu başka dişilerden koruma üzerine kodlanmışlardır. Her türlü
duruma karşı hazırlıklıdırlar.
Boşuna çırpınmayın, çünkü hiç bir işe yaramayacaktır. Gelin kendinizi ,gönül
rızasıyla bir kadının şefkatli ellerine bırakın. Mutlu olun!
Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, bu kadar zor olacağını tahmin etmiyordum.
Ne kadar zor şeymiş meğer, aklımın kıyısında oluşturduğum temayı kağıda
dökmek. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayırıp, okuyucunun rahatça
okuyabileceği bir forma sokmak.
Aslında bütün amacım, 34 yıllık yaşamımda kadınlar üzerine edindiğim naçizane
deneyimlerimi (geçmişin hatalarıdır aslında bunlar) daha genç arkadaşlarıma
aktarmak, eğer mümkünse -ki çoğu zaman bu olanaklı değildir- aynı hataları
tekrarlamamalarını sağlamak. Bu deneyimlerin ne kadar işe yaradığını yazının
sonunda hep birlikte anlayacağız.
Deneyim Bir:Görünmez duvarı aştığınızda çekip gidin!
Her ilişki de görünmez bir duvar vardır. Kadınla erkeğin tensel ya da ruhsal
çekimlerinin başladığı anda örülür bu duvar. Biri diğerini incitmemeye, onun
kişiliğine ve görünüşüne eleştiri getirmemeye çalıştığı süreçte oluşumunu bitirir.
Sonra bir gün hiç hesapta yokken, herhangi bir şey için tartışılır. İlk ağlama, ilk
hüzündür bu. Bilin ki artık sizin ilişkinizde diğerlerininki gibi bir ilişki olmuştur. Bir
daha geri dönemezsiniz.... İlk ağlamaları, ikincisi takip eder... Sonra üçüncüsü...
Sonra... sonrası yoktur artık. Ya bu yeni durumu olduğu gibi kabul edip, her gecen
gün, her gözyaşı için bir sürü bedel ödeyip devam edeceksiniz. Ya da çekip
gideceksiniz. Tavsiyem yol yakınken dönmeniz, çekip gitmenizdir. Deneyimlerim,
kadınların asla durmak bilmediğini göstermiştir.
Deneyim iki: Kadın yemin ediyorsa, yalan söylüyordur!
İnanın bana bir kadın, sizi gerçekten istiyorsa ve siz onun için biçilmiş bir eşseniz
sizi kaybetmemek için ne gerekiyorsa yapar. "Valla öyle değil! En sevdiğimin ölüsü
üzerine yemin ederim ki yapmadım". Sık sık karşılaşmışsınızdır bu tür sözlerle. Bilin
ki tam gözbebeğinizin içine bakarak yalan söyleniyordur. Zavallı siz, yüreğiniz oysa
ne de parçalanmıştır. Hatta ona sarılıp "Tamam bebeğim, üzme kendini" bile
demişsinizdir. Ben dedim çünkü (Zavallı ben!). Yalan söylediğini bile bile. Sonra ne
mi oldu? Yeni yalanlar ve yeni yeminler. Küçücük şeyler için bile yalan söylendi
bana. Bilin ki size de söyleniyordur. Hem de size sonsuza kadar dürüst kalacağının
sözlerini verirken.
Deneyim üç:Sık sık "seni seviyorum" demeyin!
"Seni seviyorum, hem de kocaman çok!" Bir insanın bir insana söyleyebileceği en
güzel cümle değil mi? Dilerseniz her saat (ben hesapladım) tam 720 kez
söyleyebilirsiniz bunu sevdiğinize. Ama bilin ki her söyleyişinizdeki değeri bir
öncesiyle aynı değildir. Değer, hep düşer. İfadesi de. En değerlisi ilk kez
söylediğinizdir. Onun değerine bir daha asla ulaşamazsınız. Onun için eğer
mümkünse, bir kadına "seni seviyorum" demeyi düşüyorsanız mümkün olduğu
kadar geç söyleyin. Sonra da unutun bu iki kelimeyi. Merak etmeyin kadınlar
sevildiklerini en çabuk kavrayan canlılardır. Siz söylemeseniz de onlar sizin onu
sevdiğinizi bilirler. Eğer işine gelmiyorsa sadece bilmiyormuş gibi yaparlar. Benim
tavsiyem "seni seviyorum" cümlesini hep en kritik noktalarda kullanın. Böylece
kullandığınız sözcükler, dolar karşısındaki Türk lirasının konumuna düşmemiş olur.
Deneyim dört: Tuzak sorulara dikkat!
"Bak tatlım, sana söz veriyorum sorun etmeyeceğim. O kadın sana asıldı mı? Sakın
ola ki "evet, asıldı" demeyin. Emin olun bunu hayatının sorunu haline getirecektir.
Siz de saflığınıza doyamayacaksınız. Kadınlar, erkeklerin bir ilişkide ne kadar yalın
düşündüklerini çok iyi bilirler. Biz bodoslama dalarız bir ilişkiye ve öyle de yaşarız.
Ama onlar öyle değildir.- Bu sitedeki bir yazısında Mehmet Emin Arı da aynı tespiti
yapmıştı- Çok fazla detaylandırırlar her şeyi. Bir mühendis titizliğiyle hesaplarını
önceden yaparlar. Onun için size sorulan bazı sorular tuzak sorulardır. Siz de bir
tatlı su sazanı edasıyla hemen atlarsınız sorunun üzerine ve hiç de aklınızdan
geçirmediğiniz bir süreç başlar ilişkinizde. Onun için lütfen temkinli olun. Bir
kadın "hayır, kesinlikle sorun etmeyeceğim" diyorsa bilin ki sorunun en ağdalısı
karşınızda duruyordur.
Sözün özü: Hiç bir deneyim kadına sökmez!
Yaşınız kaç olursa olsun, kadınlar üzerine ne kadar çok deneyiminiz olursa olsun,
bir kadın karşısında bunlar hiç bir işe yaramaz. Onlar genetik olarak, erkeğini
elinde tutma ve onu başka dişilerden koruma üzerine kodlanmışlardır. Her türlü
duruma karşı hazırlıklıdırlar.
Boşuna çırpınmayın, çünkü hiç bir işe yaramayacaktır. Gelin kendinizi ,gönül
rızasıyla bir kadının şefkatli ellerine bırakın. Mutlu olun!