Ertan Ömür
09-16-2006, 03:23 PM
HUZUR
Bir gün bir kral ama halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder.
Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar.
Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı.
Resme kim baktı ise onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu.
Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu.
Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.
...harika bir huzur ve sükun örneği.
Ödülü kim kazandı dersiniz.
Tabi ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:
-Huzur hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir.
------------------------------------------------------------
KORKU
Bir Hint masalina gore, kedi korkusundan devamli endise icinde yasayan bir fare vardir. Buyucunun biri fareye acir ve onu bir kediye donusturur. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de kopekten korkmaya baslar. Buyucu bu kez onu bir kaplana donusturur. Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar. Buyucu bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline dondurur. Ve der ki, "Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yuregi var. O yuzden ben sana yardim edemem."
Unlu yazar Shakespeare, bu konuda soyle diyor:
"Insanlarin cogu kaybetmekten korktugu icin sevmekten korkuyor.Dusunmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi icin.Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korkttugu icin.Yaslanmaktan korkuyor, gencligin kiymetini bilmedigi icin.Unutulmaktan korkuyor, dunyaya iyi bir sey vermedigi icin.Ve olmekten korkuyor, aslinda yasamayi bilmedigi icin."
Bir gün bir kral ama halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder.
Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar.
Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslüyorlardı.
Resme kim baktı ise onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kısaca resim hiç de huzurlu gözükmüyordu.
Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu.
Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.
...harika bir huzur ve sükun örneği.
Ödülü kim kazandı dersiniz.
Tabi ki ikinci resim. Kralın açıklaması şöyle idi:
-Huzur hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir.
------------------------------------------------------------
KORKU
Bir Hint masalina gore, kedi korkusundan devamli endise icinde yasayan bir fare vardir. Buyucunun biri fareye acir ve onu bir kediye donusturur. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de kopekten korkmaya baslar. Buyucu bu kez onu bir kaplana donusturur. Kaplan olan fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar. Buyucu bakar ki, ne yaparsa yapsin farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline dondurur. Ve der ki, "Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yuregi var. O yuzden ben sana yardim edemem."
Unlu yazar Shakespeare, bu konuda soyle diyor:
"Insanlarin cogu kaybetmekten korktugu icin sevmekten korkuyor.Dusunmekten korkuyor, sorumluluk getirecegi icin.Konusmaktan korkuyor, elestirilmekten korkttugu icin.Yaslanmaktan korkuyor, gencligin kiymetini bilmedigi icin.Unutulmaktan korkuyor, dunyaya iyi bir sey vermedigi icin.Ve olmekten korkuyor, aslinda yasamayi bilmedigi icin."