PDA

View Full Version : Korkunc Hikayeler 2


tuningcar
09-11-2006, 08:32 PM
1.YE PEK İLGİ YOKTU BARİ 1 TANE OKUYUNDA Bİ TESEKKÜR EDİN


HAZİNE

Size Başımdan Geçen Bir Olayı Anlatayım Kastamonu'da Gavur Dağı Adı Verilen Dağ'Da Çok Yüklü Miktarda Altın Olduğu Ispatlanmıştı Biz Herkesden Önce Davranıp O Hazineyi Ordan Kaldırmak İstedik Tabi Bunu Yapmakta O Kadar Kolay Değildi Daha Önce Çoğu İnsan Tarafından'Da Görülmüştü O Dağda Esrarengiz Olayların Olduğunu Bu Yüzden Korkmuyo'Da Değildik Bizim Arkadaşın Babası Benim Tanıdığım Cinci Bi Kadın Var Dedi Onu Çağırırız Bizde Okeyledik Arkadaşın Babası Gece Saat 03:00 Sularında Kadını Almaa Evine Gitti Evide Harabelik Gibi Bi Yerdi Neyse Aldı Kadını Ordan Getirdik Bizim Oraya Kadın Sordu Ne Taraf'Da Diye Gavur Dağı'nın Arka Tarafında Deyince Kadın Büyük Bir Çığlık Atarak Kaçmaya Başladı Kadını Yakalamak İçin Epey Bi Uğraştık Gecenin Saat 03:00'ında Ama En Sonunda Yakaladık Neyse Eski Bir Jeep İle Çıktık Dağa Her Taraf Çok Ürkütücüydü Hazine'nin Olduğu Yere Vardığımızda Arabadan İndik Bütün Takımları İndirdik Arabadan Hemen İşe Başlayıp En Fazla 2 Saat İçinde Bu İşi Halletmemiz Gerekiyordu Neyse Kadını Getirdik Kazmaya Başlamadan Önce Kadın Bi Şeyler Söyledi Acaip Sözler Sonra Arkadaşın Babasına Dönerek Hemen Burdan Gitmemiz Gerek Yoksa Başına Alayın Musubetten Ne Sen Nede Bu Çocuklar Kurtulabilir Dedi Bu Arada Arkadaşın Adı Cengiz Babası Ahmet'idi Kadın Öyle Deyince Cengiz Babasına Dedi Baba Gidelim Burdan Çok Korkmaya Başladım Dedi Ahmet Abi Korkma Oğlum Ne Olcak Dedi Kadın Aynı Sözleri Daha Karışık Bi Şekilde Söyledi İyice Tırsmıştık Sonra Kadın Ahmet Abiye Dönerek Yine Aynı Şeyi Dedi Hemen Gitmeliyiz Burdan Yoksa Başına Alacağın Musubet'den Ne Sen Nede Bu Çocuklar Kurtulur Dedi Sonra Ahmet Abi Yine Umursamadı Kadını Kazmaya Başladık En Sonun'Da Büyük Bi Sandık Geldi Çok Sevinmiştik Ama Kadının Bize Bakışları Hiç Hoşumuza Gitmemişti Sandığı Çıkardık,Sandığı Açtığımızda Hepimiz Dona Kaldık Çünki Sandık'Daki Cinci Kadından Başkası Değildi Sandığı Çıkardığımızda Kadın Arkamızdaydı Arkamızı Döndük Kadın Yoktu Meğer Ahmet Abinin Bahsettiği Cinci Kadın Öleli 2 Hafta Oluyormuş


KANCALI KATİL

Sevgililer sinemada güzel bi film seyrettikten sonra arabalarına binmişler. Erkek sevgilinin libido faaliyetleri süpper olduğundan kız arkadaşını eve bırakmak yerine arabayı şehrin hemen dışındaki ormanlık araziye sürmüş. Kız, "Dur, nolursun, istemiyorum, eve gitmem lazım" dese de çocuk arabayı ağaçların arasında sota bi yere çekmiş. Ve ufak saldırılarla harekete geçmiş. Kız hala, "Ayyy Jim, hayır dedim sana, hayırrr!" diyormuş. Libido sahibi genç de, "Off Janet. Bak ne kadar güzel bir dolunay var. Radyoda mükemmel bir müzik çalıyor ve ikimiz başbaşayız. Bundan daha uygun bi an olabilir mi sevişmek için" diye ikna çalışmaları yapıyomuş.
Tam bu sırada, radyodaki müzik kesilmiş ve flaş haber girmiş. Spiker endişeli bi sesle, "Önemli bir haberi vermek için yayınımıza ara verdik. Şehrimizin akıl hastanesinden çok tehlikeli, katil bir hasta kaçmıştır. Onu, sağ eline taktığı, eski korsanların kullandığı kancadan tanıyabilirsiniz. Manyak katil en son 81 numaralı otoyolda görülmüştür" diye anons yapmış.

Bu otoyol tam da bizimkilerin olduğu yermiş. Kız panik olmuş taabi. "Jimmm, Oh Jesus, niye geldik buralara. Çabuk. Çabbuk gidelim bur'dan!" Çocuk feci bozulmuş. "Abartıyolar yaa. Hey Tanrım. Sana da bahane çıktı. Öyle olsun, gidelim bakalım" diye sinirle wrommm diye gazlamış.

Kızın evinin önüne geldiklerinde Jim bütün kızgınlığına rağmen, kızın kapısını açmak için arabadan inmiş. Sağ tarafa geldiğinde de kapının kolunun üstündeki kancayı görmüş. Gözleri faltaşı gibi açılmış tabii. Bilekten kopmuş bir kolmuş bu. Kanlar hala şıp şıp damlamaya devam ediyomuş. Anlaşılan bizimkiler tammm zamanında kurtarmışlar paçayı!



MEZARLIKTAKİ YANGIN

O yaz en büyük zevkimiz arkadaslarla gece asagi inmek idi ve hemen hemen indigimiz her gece birbirimize korku hikayeleri anlatirdik. Anlattigimiz hikayeler genelde kendi hayal ürünümüz olurdu fakat anlatirken sanki yasamis gibi anlatirdik ve kendi uydurdugumuz hikayeye o ortamin verdigi gerilimle kendimiz de inanir ve korkardik. Içimizde en çok hikaye anlatan Nedim diye bir arkadasimiz idi. Nedim yasça bizden büyüktü ve bizi korkutmayi iyi basariyordu açikçasi. Yine böyle bir gecede Nedim bize çok ilginç bir hikaye anlatti. Hikayeye göre bazi insanlar sebepsiz yere içlerinden gelen bir atesle küle dönüsecek kadar yaniyorlarmis. Bu yanma o kadar çabuk gerçeklesiyomuski, kendisini kurtarmaya zamani olmuyormus kurbanin. Ayrica bu olay kurban yalnizken gerçeklesiyormus, yani görgü tanigi olmuyormus hiçbir zaman. Bu anlattigi hikaye ilginç oldugu kadar inandirici gelmemisti çogumuza. Fakat Nedim evinden getirdigi ansiklopedi de yazilanlari bize gösterince tüylerimiz diken diken olmustu hepimizin. Bu olaylar gerçek yasanmis olaylar olarak anlatiliyordu ansiklopedide kanitlari ile. O gece eve kosar adimlarla çiktim ve bütün gece gözlerime uyku girmedi. Ertesi gün ise belki hepimiz için hayatimizin en korkunç günü olmustu. Gelen habere göre Nedim bir sokak arasinda ölü bulunmustu ve isin ilginç yani Nedim'in gömüldügü mezarlikta 1 hafta sonra yangin çikmisti ve bütün mezarlar yok olmustur.Inanmayan arkadaslar eski gazeteleri karistirabilirler. Tarih: 3 Eylül 1997, Mersin mezarligi orman tarafinda onlarca mezar yanmistir.


OTEL

Bizim köyde gece yarısı yola çıkmıştık.Araba stop
etti bizde korkup yandaki ahşap otele gittik.Otel sahibi ile görüştük bizi parasız bir oda verdi.Yatağa yatmamdan yarım saat oldu ki tuvaletim geldi.Tuvalete geldiğimde otel sahibini gördüm merhabalaşıp geçtik.Birden bir kahkaha duydum arkamı dönüp baktığımda otel alev almıştı.Hemen bizim oda ya çıktım kapıyı açtım ailem yoktu arkamı dönüp batım.Otel sahibi yerde yatıyodu otelin çıkış kapısına koştum ve kapı açılmadı birden abi mi ve ailemi gözlerimin önünden geçti.Sonra içimden saydam bir şey geçti gözlerimi açtığımda hastanedeydim.Sizi 18 sene
önce yanan otelin yanında bulduk dediler.Halbuki
o gün biz ordaydık oraya gittiğimde otel sahibinin ayakkabısı ve yanan kanlı gömleği vardı

MEZARLIKDAKİ GELİN

Bir akraba dügününden dönen Kemal ve arkadasi Recep, 20 kasim aksami, yaklasik 00.30 sularinda sehir mezarligindan otomobille geçiyorlardi.

Her iki tarafi mezarlik olan dar bir yoldu geçtikleri. Aniden soldaki duvarin üstünden, arabanin önüne beyaz bir sey atladi. Iki arkadas bunun beyaz bir köpek olabilecegini düsündü. Ancak normal sartlarda ona çarpmalari gerektigi halde her ikisi de çarpma sesi duymamis ve çok sasirmislardi.

Arabayi durdurup arkalarina baktilar ama hiçbir sey görmediler. Her ikisi de garip bir seyler oldugunu fark etmislerdi. Mezarliktan çikmalarina çok az kalmisti ki, araci kullanan Recep bir çiglik atti. Dikiz aynasindan bakiyordu.

Bunun üzerine arkaya dönüp bakan Kemal arka koltukta oturan gelinlik giymis bir kadin gördü. Kadin sessizce iki arkadasi izlemekteydi. Büyük bir korkuya ve telasa kapilan arkadaslar, mezarliktan nasil çiktiklarini ve arabadan nasil indiklerini hala hatirlamiyorlar. Ön cama yapismis bir sekilde arabayi durdurdular fakat kadin artik orada degildi.

Bunun üzerine olayi arastirmaya baslayan Kemal, ayni gün ölen bir kadin oldugunu ögrendi. Kadin yakin bir köyde yapilan dügününden dönerken trafik kazasinda hayatini kaybetmisti. Ve öldügünde üzerinde gelinligi vardi.

Ölen kadinin yakinlarini ziyaret eden Kemal , kadinin ayni kadin olup olmadigini ögrenmek istedi. Gittigi evde kendisine bir fotografi gösterildi. Fotograftaki kadin o gece otomobilin arka koltugunda gördügü kadindi. Ölen kadinin yakinlari da olaya sasirdilar. Bir daha o mezarliktan geçemeyen Kemal ve arkadasi, olayi bir süre daha irdelemelerine ragmen, o gün ölen kadinin neden onlara gözüktügünü ögrenemediler.



SAATİN SIRRI

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, “Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız” demiş.

Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, “Kahve hazır” diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş.

Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7’de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, “İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur” diye düşünmüş.

Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış.

Tamirci duyduklarına inanamamış, “Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim” demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne götürmüş. Adam çok meraklanmış taabi. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş.



KARABASAN

2004'ün temmuz ayı günlerden cuma annem ve babam kütahya da ki abim yanına gitmişlerdi evde kimse yoktu ve haliyle aklıma bin bir türlü şeyler geliyodu. sebze ve meyve toptancılığı yaptığımız için bursa ya çarşamba günü gitmiş cuma günü ise geri dönüyordum. Başıma bir kaç kez karabasan geldiği için artık alışmıştım ne biliyim arabanın içinde bile bana geliyodu artık. cuma günü eve geldiğimde saat 23":30 civarıydı yatağıma girip uyuma çalışırken birden olduğum yere sızdım. ve derken o uyku esnasında kapı gıcırtısı geldi yattığım yerden kalkamadım ve sanırım bizimkiler geldi dedim.
sonra mutfaktan tava tencere sesi geldi ve yattığım odanın kapısı yarım kapalıydı ve kapı birden yavaşca açıldı fakat benim üstümde bir ağırlık vardı ve bir türlü kalkamıyordum. odaya girdi üzerimde ki örtüyü yavaşca kaldırdı ve bir diziyle üstüme bastırdı ve ağzımı kapamaya çalıştı o an aşırı bir korku ve telaş vardı bende. ağzım san ki düğümlendi hiç birşey yapamıyordum. ve allah'a dua etmeye başladım sonra kelime-i şahadet getirdim e üzerimden yavaşca kalktı o karabasan kalkar kalmaz bende ayaga kaltım iki elim öne doğru uzatıp yakalamaya çalıştım sonra evde ki telefonluğun altına doğru sıkıştırdım telefonluğun ayansından ayın ışığı yansıyordu birden kafamı kaldırıp aynaya baktım kendimi göremedim kafamı geriye çevirip baktım ve bedenim ilk yattığım şakilde duruyordu o an içime öyle bir krku ve heyecan sardı ki ne pacağımı şaşırmıştım...
sonra bedenimin içine tekrar giridim Allah'a tekrar dua ettim karabasan geldi üzerimden sıyırmış olduğu örtüyü iki eliyle tutu havaya kadırıdı(kaldırıdğı esna da kolları ve bedeni uzadı nerdeyse tavana çarpacak duruma geldi)üstümü örttü ve geldiği gibi odanın kapısını yavaşca kapadı sonra tekrar mutfaktan yine tava tencere sesi geldi en son dış kapı sesi gırtısı geldi ve gitti.
karabasan gider gitmez ben yattığım yataktan kalktım ve saate bahtım saat tam 00:30 u gösteriyodu afallamıştım oturdum 3 kulfü 1 fatiha okuyup yattım ama yatana kadar da en bi 2 saat geçti

not : bu olaya inanmayanların başına da aynı şekilde gelmiştir


Bir Ruh Hikayesi

Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri “Hadi cin çağıralım” demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş.

Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bir ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: “İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!”

Kızlar feci tırsmıslar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış.

Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabah unutmuşmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan, kızın çok sevdiği, çok iyi anlaştığı teyzesiymiş, “Bugün içimde bi sıkıntı var, evdeysen bi ara sana uğruycam. Dertleşelim biraz” demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye, “Hemen gel, ben de seni çok özledim” demiş.

Kız, teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız, “Teyzecim sen konuştukça daha kötü oldun, istersen başka bişey yapalım” demiş.

Teyzesi de “O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz” demiş. Kız tavlayı almaya giderken bi gece önceki olay aklına gelmiş, “Meğer benim teyzem cinmiş” deyip gülümsemiş.

Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerdeyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyomuş:

“Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allahtan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik, başımız sağolsun…”

tuningcar
09-11-2006, 08:33 PM
Not:alintidir Yanliz DÜzenleme Bana Aİttİr Bulmakda

speed55
09-11-2006, 09:05 PM
Tuylerini urpertiyo insanin :) Anladinmi kimse niye bise yazamiyo,donup kaliyolar :D:DTesekkurler ;)

tuningcar
09-11-2006, 09:08 PM
saol abey snede olmasan yazan yok sende hadi yazayım uzulmesin diye yapmamıssındır işallah

speed55
09-11-2006, 09:12 PM
saol abey snede olmasan yazan yok sende hadi yazayım uzulmesin diye yapmamıssındır işallah


Yok ya vallahi okudum :003:

SCREAM
09-12-2006, 12:06 AM
İlk paylaştıklarında hakikatten tırsmıştım ama bunlar çok yalan be hiç etki bırakmıyor :)

tuningcar
09-12-2006, 12:20 AM
yinede baktıgın iiçin saol

sivasrap
09-12-2006, 01:57 AM
sağol ilker yalış şimdi saat 1 ben en iyisi sabah okuyum ne olur ne olmaz :D:D:

tuningcar
09-12-2006, 02:06 AM
oku lan okuuuu sivaslıyık gardas diyon ama:D:012::012::D

Ertan Ömür
09-12-2006, 11:12 AM
Korku filmi izlemek,korku hikayeleri okumak gibi bir huyum yoktur.Hiç zevk almam :no:

sivasrap
09-12-2006, 11:34 AM
oku lan okuuuu sivaslıyık gardas diyon ama:D:012::012::D


hişşş ilker ayıp oluyo lan man aramızda yaş farkından ayıp ediyon...

tuningcar
09-12-2006, 02:22 PM
saka saka okudunmu bari