hobbit
03-10-2005, 04:58 PM
Artik eskisi gibi her haftasonu birileri ile disari çikmak istemiyorum.
> Beni yoran iliskiler, yeni tanismalar, yeni yüzler aramiyorum. Eski
> dostluklarin da özetini çikarmaya basladim. Iliskilerde tasarrufa
> gidiyorsun her seyde oldugu gibi ve gereksiz insanlari hayatindan atmak
> istiyorsun.
> Yapmacik, inanmadan konusmak istemiyorum artik. Beni anlamayanlarla
> konusmak cümle kirliligi yaratiyor ve hak edenlere sakliyorum enerjimi.
> Istedigime istedigimi deme özgürlügüne sahibim, elestirme hakkini olusturan
> yasamislik ve yeterli yas faktörü artik bende de var.
> Ben demistim sendromunda olanlarla arkadasliklari bir kez daha
> sorguluyorsun. Iliskilerini sadelestirmeye baslayinca sira iyi ve kötü gün
> dostlarini ayiklamaya geliyor. Kötü gün dostlarini belirliyor ve onlara
> daha çok önem veriyorsun. Iyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün
> dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç oldugunda göçmen
> kuslar gibi sicaga uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayri düsenler
> kaliyor .
> Zamanin ne kadar kiymetli oldugunu ögreniyorsun buralara kadar gelirken.
> Uzun düz otobanlardan oldugu gibi, kestirme bozuk yollardan da
> ulasabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de ögrendim gide gele. Bos geçen
> her saniye degerli artik. Daha yapilacak çok sey var ama çokta yorulmaktan
> kendimi çokta hirpalamaktan yana degilim. Gerektiginde hayir demeyi
> ögrendim ve bu kelime basta karsindakine kirici gelse de senin için hayat
> kurtarici olabiliyor.
> Sevgiye önem vermek gerektigini, zamani geldiginde elinde sadecesevginin
> kalacagini biliyorum. Sevgi paylasildikça olusuyor, olgunlasiyor. Aileme,
> esime ve seçtigim tüm dostlarima daha önce göstermedigim sevgi ve ilgiyi
> gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardinda sadece iyilikler kaliyor, ne
> kadar sevgi dolu oldugu hatirlanip aniliyor.
> Bana çok genç olduklarini hatirlatircasina nedense tecrübelerimi,
> fikirlerimi sormaya basladilar. Verecegim cevaplar belki çok anlamsiz
> geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir sey
> ögrenilmiyor. Yasamisligin olusturdugu bir alçakgönüllülükle gülüyorum
> içimden sadece.
> Artik daha sik giyiniyorum, senelerle birikmis dolaplar dolusu kiyafetvar
> ve bunlari kendimle paylasmaliyim. Önce kendine güzel görünmelisin, kokoz
> da deseler kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.
> Modaya uymak adina popomun sigmadigi düsük bel pantolonlara sigmiyorum diye
> kendimi üzme tercihini de kullanabilirim. Ayip, günah ya da ne derler
> korkulari çoktan geride kaldi .
> Dostlarima, kendimize yemek yapmak hosuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm
> iken simdi zevk aldigim mekanlar arasina giriyor. Farkli lezzetler denemek
> güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabilecegim belli bir damak zevkim ve
> mutfak kültürüm olustu.
> Sonra Sezen'in sarkisindaki gibi anneni daha sik düsünüyorsun ve
> hatta anliyorsun.
> Iste bu yeni alismaya baslanan ve giderek hosa giden yeni duruma olgunluk
> deniyor. Yasamisligin, görmüslügün, geride kalmis üflenmis dogum günü
> mumlarinin bir sonucu kendiliginden ortaya çikiyor hayatin bir dönemecinde
> bu olgunluk. Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadigina göre
> degisiyor bu olgunluk çagina ermek.
> Inanin bana hayattaki düsüsler, zor alinan virajlar bu zamani
> hizlandiriyor. Kendi dünyanin küçüklügünü kesfetmek ve buna ragmen kendinin
> kiymetini bilmek çok ise yariyor. Bir gün hepinizin bu huzurlu olgunlugu
> bulmasini diliyorum.
>
> Beni yoran iliskiler, yeni tanismalar, yeni yüzler aramiyorum. Eski
> dostluklarin da özetini çikarmaya basladim. Iliskilerde tasarrufa
> gidiyorsun her seyde oldugu gibi ve gereksiz insanlari hayatindan atmak
> istiyorsun.
> Yapmacik, inanmadan konusmak istemiyorum artik. Beni anlamayanlarla
> konusmak cümle kirliligi yaratiyor ve hak edenlere sakliyorum enerjimi.
> Istedigime istedigimi deme özgürlügüne sahibim, elestirme hakkini olusturan
> yasamislik ve yeterli yas faktörü artik bende de var.
> Ben demistim sendromunda olanlarla arkadasliklari bir kez daha
> sorguluyorsun. Iliskilerini sadelestirmeye baslayinca sira iyi ve kötü gün
> dostlarini ayiklamaya geliyor. Kötü gün dostlarini belirliyor ve onlara
> daha çok önem veriyorsun. Iyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün
> dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç oldugunda göçmen
> kuslar gibi sicaga uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayri düsenler
> kaliyor .
> Zamanin ne kadar kiymetli oldugunu ögreniyorsun buralara kadar gelirken.
> Uzun düz otobanlardan oldugu gibi, kestirme bozuk yollardan da
> ulasabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de ögrendim gide gele. Bos geçen
> her saniye degerli artik. Daha yapilacak çok sey var ama çokta yorulmaktan
> kendimi çokta hirpalamaktan yana degilim. Gerektiginde hayir demeyi
> ögrendim ve bu kelime basta karsindakine kirici gelse de senin için hayat
> kurtarici olabiliyor.
> Sevgiye önem vermek gerektigini, zamani geldiginde elinde sadecesevginin
> kalacagini biliyorum. Sevgi paylasildikça olusuyor, olgunlasiyor. Aileme,
> esime ve seçtigim tüm dostlarima daha önce göstermedigim sevgi ve ilgiyi
> gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardinda sadece iyilikler kaliyor, ne
> kadar sevgi dolu oldugu hatirlanip aniliyor.
> Bana çok genç olduklarini hatirlatircasina nedense tecrübelerimi,
> fikirlerimi sormaya basladilar. Verecegim cevaplar belki çok anlamsiz
> geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir sey
> ögrenilmiyor. Yasamisligin olusturdugu bir alçakgönüllülükle gülüyorum
> içimden sadece.
> Artik daha sik giyiniyorum, senelerle birikmis dolaplar dolusu kiyafetvar
> ve bunlari kendimle paylasmaliyim. Önce kendine güzel görünmelisin, kokoz
> da deseler kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.
> Modaya uymak adina popomun sigmadigi düsük bel pantolonlara sigmiyorum diye
> kendimi üzme tercihini de kullanabilirim. Ayip, günah ya da ne derler
> korkulari çoktan geride kaldi .
> Dostlarima, kendimize yemek yapmak hosuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm
> iken simdi zevk aldigim mekanlar arasina giriyor. Farkli lezzetler denemek
> güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabilecegim belli bir damak zevkim ve
> mutfak kültürüm olustu.
> Sonra Sezen'in sarkisindaki gibi anneni daha sik düsünüyorsun ve
> hatta anliyorsun.
> Iste bu yeni alismaya baslanan ve giderek hosa giden yeni duruma olgunluk
> deniyor. Yasamisligin, görmüslügün, geride kalmis üflenmis dogum günü
> mumlarinin bir sonucu kendiliginden ortaya çikiyor hayatin bir dönemecinde
> bu olgunluk. Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadigina göre
> degisiyor bu olgunluk çagina ermek.
> Inanin bana hayattaki düsüsler, zor alinan virajlar bu zamani
> hizlandiriyor. Kendi dünyanin küçüklügünü kesfetmek ve buna ragmen kendinin
> kiymetini bilmek çok ise yariyor. Bir gün hepinizin bu huzurlu olgunlugu
> bulmasini diliyorum.
>