PDA

View Full Version : F1 2004 yılı analizi


DaYkO
12-10-2004, 04:16 PM
EKİPLER ŞAMPİYONASINDAKİ DURUM
2004 ekipler şampiyonasında Ferrari tüm kategorilerde üstünlüğünü koruyor. Sezonu 15 zafer, 12 pol ve 14 en hızlı tur ile kapatan Ferrari için 2004 kariyerinin en parlak sezonuydu demek yanlış olmaz. Keza BAR bu sezon yaptığı müthiş çıkışla F1’ e katıldığından beri en başarılı sezonunu geçirdi.
Sezonu 3. sırada kapatan Renault’ nun ise 3 pol elde etmesine rağmen bu avantajı sadece bir kez kullanabilmesi (Monaco zaferi) ise ilginç ve düşündürücü.
Williams ve McLaren ise puan hariç istatiksel olarak aynı değerleri paylaşıyorlar ama Williams puan konusunda McLaren’ dan açık ara önde. İlk 5 ekibin ardından gelen Sauber ise sezonu sakin bir şekilde geçirirken bir nevi 2005’ e ön hazırlık yaptılar.
Alt sıralarda Jaguar’ ın klasmanda Toyota’ nın üzerinde olmasını sadece Webber faktörüyle açıklamak doğru değil bu sonuç aynı zamanda Toyota adına bir başarısızlık olarak görülüyor.
Jordan ve Minardi için denecek fazla bir şey yok. Minardi zaten malum ama Jordan’ da can çekişiyor.
http://www.ntv.com.tr/news/175419.jpg
F1’ İN EKİPLERE AİT REKORLAR ALBÜMÜ
F1 tarihinin rekorlar albümünde ekiplerin toplamdaki puan, zafer, pol ve en hızlı tur derecelerine baktığımız zaman tüm klasmanlarda Ferrari’ nin açık üstünlüğü görünüyor. Aslında tüm sıralamalarda zirve hariç ilk üç pek değişmiyor. Zirveyi paylaşan Ferrari, McLaren ve Williams arasındaki mücadelede Ferrari yine rakipsiz. Diğer ikili arasında McLaren en çok puan ve en çok zafer sıralamasında Williams’ a üstünlük sağlarken Williams ise en çok pole ve en hızlı tur klasmanında McLaren’ ın önünde yer alıyor.
Aşağıdaki tablo farklı puan sistemi uğradığı değişiklikler nedeniyle ancak şimdiki ekiplerin kıyaslaması açısından yararlıdır. F1’ in tarihine baktığımızda puan sistemi yıllar boyu değişiklikler görmüştür. Buna göre 1950-59 yılları arasında birinci gelen pilota 8, ikinciye 6, üçüncüye 4, dördüncüye 3, beşinciye 2 ve en hızlı tur atan pilota da ekstradan 1 puan veriliyordu. Kimi zaman bu 1 puan bile pilotlar arasında paylaşılabiliyordu.
http://www.ntv.com.tr/news/175420.jpg
http://www.ntv.com.tr/news/175429.jpg
http://www.ntv.com.tr/news/175428.jpg
FERRARİ
1950’ de ilk GP’ sini koşan ekibin geçmişi zaferlerle dolu. Ancak bu büyük ekip 1979 yılından sonra dünya şampiyonu olmayı unutmuştu. 1990 sezonunda Alain Prost Ferrari adına 5 zafer kazanırken sezonun son yarışı Japonya’ da McLaren pilotu ve eski takım arkadaşı Senna’ ya karşı şampiyonluk mücadelesini kaybedince Ferrari 1996 sezonuna kadar bir daha başarılı olamadı.
1996 sezonuna gelindiğinde F1’ in en sansasyonel transferlerinden biri gerçekleşti. Benetton Ford ve Benetton Renault ile iki kez dünya şampiyonu olan Schumi 21 senedir şampiyonluk yüzü görmemiş bir ekibe transfer oldu. Tabi bunda aldığı yüklüce transfer parasının da rolü çok büyüktü ama aldığı risk de!... Schumi 1996 sezonunda otomobilin limitlerini öylesine zorlamıştı ki çoğu otorite tarafından dile getirilen ve Ferrari tarafından pek de hakedilmemiş 3 zafer elde etti. Sakın yanlış anlama olmasın zira bu zaferleri Ferrari değil Schumi kişisel gayretiyle hak etmişti. Ama Ferrari doğru yoldaydı.
Ancak sonrasında kıl payı kaçan şampiyonluklar ve şanssızlıklar derken özlenen başarı gecikti ta ki 2000’ li yılların başına kadar. 2000’ de ise her şey değişti. Artık Ferrari zaferlere doymuyordu ve üstüste galibiyetler elde ediyordu. Açıkçası Ferrari açısından yıllar sonra F1 tarihi yazılırken Schumi’ li seneler ayrı bir bölüm olarak ele alınacak. Ferrari’ ye şimdiye kadar hiç bir pilot böyle bir başarı ve gurur tablosu asla yaşatmadı. Bu kadar sansasyonel zaferler sunamadı. Kısacası transfer edildiğinde üzerine kuşkuyla bakılan ve başlangıçta milliyeti nedeniyle tifosilerin pek hoşnut olmadığı Schumi bugün Ferrari ile özdeşleşen bir marka oldu.
Peki bu sezon Ferrari için nasıl geçti? Bu sorunun cevabı çok o kadar net ki? Ferrari için gelmiş geçmiş en iyi sezondu. Ferrari öyle bir hale geldi ki artık kazandıkları zaferler ve puanlara sevinen değil neredeyse kaybettiklerine üzülen bir ekip oldu. Kaybedilen üç yarışın ikisinde taktik hatalar yapıldığını gözönüne alırsak aslında rakiplerinin Ferrari karşısında soluk dahi alamadığını görüyoruz. Geçen sezon biraz zorlanan Ferrari bu sezon neredeyse mükemmele yakın bir otomobil üretti. Bunu Ferrari tasarımcıları da doğruluyor. İşin ilginç yanı Schumi ve Ferrari’ yi yavaşlatmak için alındığı söylenen FIA kararları da bu eküriyi durdurmak yerine başarı yolunda daha çok kamçıladı.
Tüm bu gelişmeler ışığında 2004 model Ferrari F1, 2003 otomobilinin daha rafine edilmiş ve eksikliklerinin giderilmiş haliydi. Ferrari için bu sezonun tarihinde ayrı bir yeri olacak ve “altın yıl” olarak anılacaktır.

BAR
Bu sezonun kuşkusuz en büyük çıkışını ve sürprizini yapan ekibi BAR’ dı. Geçen sezon Villeneuve ile yaşanan olaylı ayrılıktan sonra iyice otomobile odaklanan BAR hem dayanıklı hem de başarılı bir otomobil üretti. Tabi BAR’ ın değişikliği sadece pilot ile ilgili değildi. Ekip lastik tedarikçisi Bridgestone ile yollarını ayırarak Michelin’ e geçti ve sonrasında hızlı bir çıkış sergiledi.
Ancak bu demek değil ki BAR otomobili gerçekten çok iyi. Şasisi sağlam bir otomobil olan BAR’ ın aslında en çok gelişme kaydeden parçası hiç kuşkusuz motoru oldu. Honda tarafından sürekli geliştirilen ve performansı arttırılan motorun Suzuka’ da eriştiği güç gayriresmi bilgilere göre tam 960 beygirdi. Belki beygir savaşlarında zirvedekilerle arasında az bir fark kalmıştı ama yine de oldukça başarılı bir gelişim sayılırdı.
BAR’ ın sezon istatistiklerine baktığımızda sadece tek pol’ e karşılık ne bir zafer ne de hızlı tur derecesine bile sahip olamaması ilginç bir durum. Halbuki sezonu ikinci sırada bitiren bir ekip için daha renkli bir istatistik beklenirdi. Bu sezon özellikle Button’ ın ekibe katkısı yadsınamaz. Sato için aynı şeyi söylemek biraz zor.
BAR ile Honda mevcut ticari ilişkilerini yakın tarihte bir adım daha öne götürdüler. Honda sezon sonunda BAR’ ın %45 hissesini satın alarak BAR’ a ortak oldu. F1’ in geleceği tartışıla dursun bu operasyon ile Honda ilk kez F1’ e bu denli ciddi yaklaşmaya başladı. Bu işbirliği neticesinde finansal açıdan daha güçlü bir BAR ekibi gelecek sezondan itibaren zirve savaşında çok daha etkili olacaktır. Nitekim şimdiden yeni rüzgar tüneli için “start” düğmesine basan ekibin önümüzdeki sezon en büyük hedefi yenilenen FIA kurallarını avantaja dönüştürerek şampiyonluğa ulaşmak olacak.

RENAULT
Sezona büyük umutlarla başlayan hatta Trulli ile Monaco’ da bir de zafer elde eden ekip BAR ile giriştiği ikincilik mücadelesini son yarışlarda kaybederek üçüncülüğe razı oldu.
Gerçi Williams ve McLaren gibi iki güçlü ekibin önünde yer almak önemli bir başarıydı ama daha fazlası olamazmıydı? Hiç kuşkusuz bu sorunun cevabı aslında otomobilde saklı. Zira bu sezon yarışılan otomobil gerek motor özellikleri ve gerekse şasi olarak 2003 sezonunkinden çok daha iyiydi veya daha hızlıydı ama pilotlar açısından ise sürüşü ve kontrolü son derece zordu.
Özellikle hızlı girilen virajlarda ve düzlüklerde ulaşılan yüksek hızlarda otomobilin sinirli ve önceden kestirilemez bir davranış sergilediğini söyleyen Renault pilotları otomobilin sürüşünün zorluğundan şikayetçiydi ama bir önceki modele kıyasla performansından da memnun görünüyorlardı.
Gerçi Renault sezon boyunca pilotların şikayetlerini de dikkate alarak otomobili devamlı iyileştirmeye çalıştı ama özellikle sezonun ikinci yarısından sonra BAR’ a karşı rekabette geri kaldılar ve çok arzuladıkları ikinciliğe ulaşamadılar.
Renault F1 ekibinin patronu ve aynı zamanda pilotları Fernando Alonso’ nun da menajeri olan Flavio Briatore gibi tecrübeli bir ismin Trulli’ yi göndererek Villeneuve üzerine kumar oynaması belki de büyük bir hataydı ve ekip umduğu performansı yakalayamadı. Gerçi Trulli’ nin de son yarışlardaki performansı içler acısıydı. Ancak Renault ekibi test pilotu Fransız Montagny’ nin neden Trulli’ den sonra yarıştırılmadığı sorusuna da kendisinin testlerde yeterince iyi dereceler elde edememesini örnek gösteriyordu.
Sonuçta Renault gerçi bu sezon umduğunu bulamadı ama gelecek sezon hem iç huzuru hem de başarıyı yakalamayı arzuluyor. Eski pilotları Giancarlo Fisichella’ nın yeniden ekibe katılımının olumlu katkı sağlayacağı düşünülürken Renault’ nun asıl jokeri ise Fernando Alonso olacak.

bulo
12-13-2004, 10:58 PM
Dayko can bu bilgileri gözümüze sokar gibi diiil de alıştıra alıştıra ver de daha çekici olsun olmaz mı? Merci

DaYkO
12-15-2004, 10:15 PM
tamam abi emrin olur bu resimde benden sana seninki biraz arkada start almış ama boşver
http://www.ntv.com.tr/news/167241.jpg

DaYkO
12-19-2004, 05:16 PM
http://www.ntv.com.tr/news/175297.jpg Geleceğin Türk Formula 1 pilotları olarak gösterilen Jason Tahincioğlu ile Can Artam’ın, F 3000’in yerine organize edilecek ve Formula 1’in bir alt basamağı olarak gösterilen GP2 Şampiyonası’nda yarışabilmeleri için hazırlıklara başlandı.
Conrad Otel’de düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarının karşısına çıkan iki genç pilot, GP2 Şampiyonası’nın önemine değinerek, sponsor desteği istediler.
Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle başlatılan çalışmayla ilgili olarak, 2-2,5 milyon euroluk bir bütçeye ihtiyaç duyulduğu, bütçenin hazırlanmasının ardından da iki pilotun birlikte mücadele edecekleri bir takımla anlaşma yapılacağı kaydedildi.