hobbit
06-08-2006, 12:50 PM
...
Ruhumu sana adamalıyım... Ruhum senin olmalı... Sen ruhumu
güzel kıldın... Seninle ruhum yeryüzünde yaşamaktan her
zamankinden daha fazla ongun... İzin ver ruhum sende kalsın...
Bu kararı kalbim ve bedenimle aldık... Kalbimde bedenimde bu
karardan dolayı ferah... Çünkü sen ruhumu kendinle donattın...
Gülücüklerinle, sözcüklerinle, bakışlarınla!..
Biliyorum ki sen en nice mutluluklarla bezeli yaşamlarda
uyumalısın... Fazlasıyla hak ettiğin sevinçlerin gelmeli bir
bir yüreğine... Gelmeli ki; geçmişinde ki acıların buhar olup
kaybolmalı tümden... Sayfalarda coşkuyla yarattığın sözcükler,
öyküler canlanmalı teker teker... Ve hepsi seninle olmalı
evrenin ömrüyle... Öykülerinde ki sevinçlerin seninle yaşamalı
hep... Senin olmalılar dirilip... Yüreğini geçmişindeki loş
boşluktan çekmeliler... Çekip akmalılar yaşamına... Akıp
sarılmalılar sana sonu gelmez bir nehir gibi...
Titreyen yüreğine merhem olmalı yaşayacağın her an... Sen ve
kalbin gözyaşlarını sadece mutlulukların için tüketmeli...
Geçmişin asla ağlatmamalı seni... Ağlatırsa bile her
ağlayıştan sonra daha fazla mutlu olmalısın... Çünkü yüreğin
uçsuz bucaksız bir iyilik tarlası... Biliyorum ki bu tarlayı o
iyi, sıcak umutların çapaladı hep... Biliyorum ki bu tarla
sende huzuru, mutluluğu ve kahkahaları çağrıştıran mavi
renginde... Sen bu mavi tarlayı böylesine bereketli,
gülümseyen topraklı bir hale getirmek için çok uğraştın...
Geçmişinin sana sızılarla örülü dikenli tellerle barikat
kurmasına rağmen masmavi bir tarla yarattın içinde...
Gelecekteki mesut düşlerin bu tarlada saklıdır...
Hayallerin birikmişlikten ağırlaştı farkındayım... Hayallerden
çekindiğini, ürktüğünü de biliyorum... Ve her şeye rağmen
hayallerin sana yaklaşmasından korkmadığını da biliyorum!..
Hayallerin mavi tarlanda gerçek olup misafir olacaklar
yüreğine... Çünkü sen hayallerini zamanın içinde doyurdun,
besledin, onları incitmedin ve kimsenin de incitmesine müsaade
etmedin... Senin incitmeye çalışanlar hatta incitenler oldu...
Buna engel olamadın... Ama hayallerine zarar verdirtmedin!..
Çünkü hayallerin senin için kutsal ve özgür... Emin ol
hayallerin de senin için aynı şeyi düşünüyorlar... Sen ve
hayallerin senin gerçeğin... Gerçeklerinse senin
güzelliklerinle yoğrulmuş kalbinin yaşama bakan uzantıları...
Ve biliyorum ki gerçeklerini ve hayallerini kıranlara ve zarar
verenlere bile öfke duyamıyorsun... Çünkü öfke bedeninden uzak
bir karanlık senin için... Çünkü öfke duyamayacak kadar narin
ve ince ruhun...
Benimle yada bensiz mavi tarlanda mutlu olmanı arzuluyorum
yaşamının sonuna kadar!.. Benimle mutlu olmak istiyorsan ben
yeryüzünden göçene kadar kalbim senin!.. Eğer daha çok benimle
olmak istiyorsan ben öldükten sonrada senin kalbim!.. Ama
benli yada bensiz ruhum senindir... Ruhlar asla
kaybolmazlar... İnan bana bir an bile ruhumun senin olmasından
pişmanlık duymayacağım... Zaten eğer alırsan ruhumu ona
yabancılık çekmeyeceksin... Çünkü tamamen seninle dolu!..
Seninle ve yaşattıklarınla... Seninle ve sözcüklerinle...
Seninle ve geleceğinle..
Ruhumu sana adamalıyım... Ruhum senin olmalı... Sen ruhumu
güzel kıldın... Seninle ruhum yeryüzünde yaşamaktan her
zamankinden daha fazla ongun... İzin ver ruhum sende kalsın...
Bu kararı kalbim ve bedenimle aldık... Kalbimde bedenimde bu
karardan dolayı ferah... Çünkü sen ruhumu kendinle donattın...
Gülücüklerinle, sözcüklerinle, bakışlarınla!..
Biliyorum ki sen en nice mutluluklarla bezeli yaşamlarda
uyumalısın... Fazlasıyla hak ettiğin sevinçlerin gelmeli bir
bir yüreğine... Gelmeli ki; geçmişinde ki acıların buhar olup
kaybolmalı tümden... Sayfalarda coşkuyla yarattığın sözcükler,
öyküler canlanmalı teker teker... Ve hepsi seninle olmalı
evrenin ömrüyle... Öykülerinde ki sevinçlerin seninle yaşamalı
hep... Senin olmalılar dirilip... Yüreğini geçmişindeki loş
boşluktan çekmeliler... Çekip akmalılar yaşamına... Akıp
sarılmalılar sana sonu gelmez bir nehir gibi...
Titreyen yüreğine merhem olmalı yaşayacağın her an... Sen ve
kalbin gözyaşlarını sadece mutlulukların için tüketmeli...
Geçmişin asla ağlatmamalı seni... Ağlatırsa bile her
ağlayıştan sonra daha fazla mutlu olmalısın... Çünkü yüreğin
uçsuz bucaksız bir iyilik tarlası... Biliyorum ki bu tarlayı o
iyi, sıcak umutların çapaladı hep... Biliyorum ki bu tarla
sende huzuru, mutluluğu ve kahkahaları çağrıştıran mavi
renginde... Sen bu mavi tarlayı böylesine bereketli,
gülümseyen topraklı bir hale getirmek için çok uğraştın...
Geçmişinin sana sızılarla örülü dikenli tellerle barikat
kurmasına rağmen masmavi bir tarla yarattın içinde...
Gelecekteki mesut düşlerin bu tarlada saklıdır...
Hayallerin birikmişlikten ağırlaştı farkındayım... Hayallerden
çekindiğini, ürktüğünü de biliyorum... Ve her şeye rağmen
hayallerin sana yaklaşmasından korkmadığını da biliyorum!..
Hayallerin mavi tarlanda gerçek olup misafir olacaklar
yüreğine... Çünkü sen hayallerini zamanın içinde doyurdun,
besledin, onları incitmedin ve kimsenin de incitmesine müsaade
etmedin... Senin incitmeye çalışanlar hatta incitenler oldu...
Buna engel olamadın... Ama hayallerine zarar verdirtmedin!..
Çünkü hayallerin senin için kutsal ve özgür... Emin ol
hayallerin de senin için aynı şeyi düşünüyorlar... Sen ve
hayallerin senin gerçeğin... Gerçeklerinse senin
güzelliklerinle yoğrulmuş kalbinin yaşama bakan uzantıları...
Ve biliyorum ki gerçeklerini ve hayallerini kıranlara ve zarar
verenlere bile öfke duyamıyorsun... Çünkü öfke bedeninden uzak
bir karanlık senin için... Çünkü öfke duyamayacak kadar narin
ve ince ruhun...
Benimle yada bensiz mavi tarlanda mutlu olmanı arzuluyorum
yaşamının sonuna kadar!.. Benimle mutlu olmak istiyorsan ben
yeryüzünden göçene kadar kalbim senin!.. Eğer daha çok benimle
olmak istiyorsan ben öldükten sonrada senin kalbim!.. Ama
benli yada bensiz ruhum senindir... Ruhlar asla
kaybolmazlar... İnan bana bir an bile ruhumun senin olmasından
pişmanlık duymayacağım... Zaten eğer alırsan ruhumu ona
yabancılık çekmeyeceksin... Çünkü tamamen seninle dolu!..
Seninle ve yaşattıklarınla... Seninle ve sözcüklerinle...
Seninle ve geleceğinle..