PDA

View Full Version : İlk yardım...


cemtasci
02-04-2005, 01:14 PM
Kendini tanıt, etraftakileri sakinleştir.

Sağlam kişileri yardım ve güvenlik için organize et.

Kazazedeleri değerlendir.

Tüm kazazedeleri hızla kontrol et Öncelikli olanları belirle

Öncelikli kazazede ile işbirliği sağla.

Kazazede ile tanış, güven ver, sakinleştir. ve rahatlat Yatmasını ya da oturmasını sağla, gereksiz hareket ettirme.

Gereken ilkyardım müdahalelerini yap.

ABC‘yi sağla Kanamayı durdur, kırık veya çıkıklı bölgeyi hareketsizleştir, sargıları yap, pozisyon ver.

Koru ve Naklet

Kazazedenin ısı kaybetmesini önle, kımıldatma, yedirme, içirme, yanında git, sağlıkçılara bilgi ver

İLKYARDIMIN ABC si

İlkyardım uygulamalarının öncelik sırasıyla üç temel amacı vardır;
1-) Yaşamı kurtarmak ve sürdürülmesini sağlamak
2-) Durumun kötüleşmesini önlemek,
3-) Olanaklar ölçüsünde iyileşmeyi kolaylaştırmak.

Yaşamı korumak ve sürdürülmesini sağlamak için ilkyardımcı;

İlkyardımın ABC'sini uygular
A-)Solunum yolunu açar;
B-) Solunumu sağlar,
C-) Dolaşımı sağlar

Bir insanın soluk yollarında bir tıkanma olması, kendiliğinden soluk alıp vermenin bozulması, kalbinin durup damarlarındaki kan akışının kesilmesi dakikalar içinde ölüme neden olacaktır. Bu nedenle, yaşamın devamın sağlayacak bu üç girişim ilkyardımın ilk ve en önemli maddeleridir. Bu nedenle ilkyardımın ABC ‘si olarak adlandırılıdr.
İlkyardımın ikinci ve üçüncü amacına ulaşmak üzere ilkyardımcı;
Kanamayı durdurur,
Gerekli sargıları yapar,
Kırık ve çıkıkları hareketsiz hale getirir,
Kazazedeyi durumuna uygun pozisyona getirir.


BURKULMA

Darbe ,ters hareket sonucu, eklem bağlarının ve eklem yüzeylerinin zedelenmesi sonucu hareketli eklemlerde burkulma görülür.

Belirtiler:

Eklem bölgesinde;

* Ağrı

* Şişlik

* Morarma

* Hareket kısıtlığı

İlk Tedavi:Burkulan yeri bandajlamak gerekir. Ama malzeme sıkıntısı içinde özellikle doğada iseniz giyeceklerinizi kullanarak kendinize ve çevrenizdekilere yardımcı olabilirsiniz. Şişmeyi önlemek için, burkulan eklem bölgesi, kalp seviyesinin üzerinde tutulur ve soğuk tatbik edilir.


KIRIK VE ÇIKIKLAR

*Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi
*Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı
* İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması
* Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması
* Kırık bölgesinde şişlik, morarma ,
*Kol ya da bacakta kısalma
*Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması
*Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi
*Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe
*İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma
*Dolaşımda aksama sonucu soğuma

İlk Tedavi

* Kazazededen el veya ayak parmaklarını oynatmasını isteyin.

* Giysilerini itinayla gerekirse keserek çıkarın.

* Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir.

* Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz.

* Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır.

* Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara dokunulmaz.

* Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir.

* Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir.

* Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir.

* Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır.

* Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir.

*Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır.

* Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir

Çıkıklarda İlkyardım
Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır.

* Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk

* Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket

* Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir.


YANIK

Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir.

Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur.

Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir.

1. Derece Yanıklar

En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur.
Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır.
Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir.

2. Derece Yanıklar

Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır.
En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır.
Su keselerini patlatmak sakıncalıdır.
Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır.

3. Derece Yanıklar

Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür.
Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır.
Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür.
Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır.
Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır.
Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır.
Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür.
Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır.
Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur.
İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir.


KARIN YARALANMALARI:

Kapalı karın yaralanmaları: Vurma, çarpma, darbe sonucu oluşabileceği gibi apandisit patlaması, barsak düğümlenmesi, karın içinde iltihaplanma ve kanamalar sonucunda da oluşabilir.

Belirtileri:

- Karın ağrısı, hareketle artan ağrı

- Bulantı, kusma

- Karında şişkinlik, sertlik, hassasiyet (hasta karnına dokundurmaz)

- Hasta hareket etmekten kaçınır

- Ateş, dudaklarda kuruma, susuzluk hissi

İlkyardım:

* Hemen hastaneye otürülür

*Kusma olasılığına karşı uyanık olunur( kusma olasılığına karşı hasta yan yatırılabilir)

* Şoka karşı hazırlıklı olunur

* Ağrının yeri, şiddeti, tipi ve süresi kaydedilir.

YAPILMAYACAKLAR:

* Ağrı kesici verilmez (teşhis koymayı engelleyeceği için)

* Yiyecek veya içecek kesinlikle verilmez (ameliyata alınmasını engeller)

* Karın üzerine sıcak uygulama (sıcak su termoforu, ısıtılmış ütü, vb) kesinlikle yapılmaz (soğuk uygulama yapmak dala akılcıdır).

Açık karın yaralanmaları: Hasta sırtüstü yatırılır. Yara çevresi antiseptikle iyice silindikten sonra yara ağzı ucuca getirilerek üzeri steril gazlı bezle kapatılır ve hastaneye otürülür.

Dikkat edilecek hususlar:

* Eğer iç organlar dışarı çıkmışsa, içeri sokulmaya çalışılmaz. Yara üzerinde toplanır, ılık ve nemli steril gazlı bezle örtülür ve aşağıda bahsedilen pozisyonlardan biri verdirilerek hastaneye otürülür.

* Yara vücut eksenine paralelse (yukarıdan aşağı doğru ise): hasta sırtüstü yatırılır ve bacaklar dümdüz uzatılır.

* Yara vücut eksenine dikse (sağdan-sola/enlemesine ise): hasta sırtüstü yatırılır ve bacaklar dizden bükülerek mümkün olduğunca karna doğru çekilir.


GÖĞÜS YARALANMALARI

Tüm organ yaralanmalarında olduğu gibi göğüs yaralanmaları da vurma, çarpma, darbe sonucu oluşur ve ilkyardım uygulamaları açısından iki başlıkta ele alınabilir.

Kapalı göğüs yaralanmaları:Üstteki deri dokusu sağlamdır. Ancak vurma, çarpma, darbe sonucu derialtı dokusundaki hasar nedeniyle morarma, ağrı, kaburga kemiklerinde (kostalarda) kırıklar ve akciğerde yırtılma-yaralanma görülebilir. Ayrıca travma olmaksızın şiddetli kuru öksürük sonucunda da akciğerlerde yaralanma dolayısıyla da kapalı göğüs yaralanması ortaya çıkabilir.

Belirtileri:

- Şiddetli göğüs ağrısı,

- Solunum güçlüğü,

- Öksürme ile kanlı balgam veya tükürük gelmesi.

İlkyardım: Bu belirtiler görüldüğünde kişi hemen hastaneye otürülmelidir.

Açık göğüs yaralanmaları: Bıçak, şiş, kurşun gibi delici cisimlerle veya kaburga kemiği kırıklarında, kırık uçların göğüs duvarını delmesiyle meydana gelir.

cemtasci
02-04-2005, 01:18 PM
BAŞ (KAFA) YARALANMALARI:

Kafa üstü düşme, denizde yere çakılma, trafik kazalarında ön cama çarpma sonucu görülen, açık veya kapalı olarak sınıflandırabileceğimiz kafa yaralanmalardır.

Açık Kafa Yaralanmaları: Yaralanma gözle görülebildiğinden gerekli pansuman yapılır, mümkünse baş 30 derece yüksekte tutularak (yarı oturur pozisyonda) hastaneye nakledilir. Eğer kulaktan veya burundan açık kırmızı renkli kanama ya da kanla birlikte berrak sıvı geliyorsa, BOS ( beyin-omurilik sıvısı) geliyor demektir. Bu şiddetli kafa yaralanmalarında (genellikle de kırıklarında) görülür. Bu gibi durumlarda kanayan burna ya da kulağa gevşek pansuman konarak dışarı akış sağlanır. Kesinlikle tampon yapılmaz!. Eğer BOS kulaktan geliyorsa, pansuman konulduktan sonra yaralı o kulağın üzerine gelecek şekilde yan yatırılır ve hastaneye nakledilir.

Kapalı Kafa Yaralanmaları: Gözle görülür bir yaralanma olmadığından, vurma, çarpma, düşme, darbe sonrası veya yüksek tansiyonu olan kişilerde aşağıdaki belirtiler görülürse ; bilinci kapalıysa yan yatırılarak, bilinci yerindeyse baş yüksekte olacak şekilde yatırılarak, hastaneye otürülmelidir.

Belirtiler:

- Fışkırır tarzda kusma

- Aniden başlayan baş ağrısı, baş dönmesi veya kulak çınlaması

- Kol (lar) veya bacak (lar) da karıncalanma, uyuşma, ilerleyen kuvvet kaybı, felç

- Sebepsiz uyku hali, konuşmada pelteklik, anlamsız konuşmalar, kendini kaybetme, bilinç kaybı

- Solunumda yavaşlama, iç çekmeler, sesli solunum, hızlanan ve yavaşlayan solunum

- Nabızda değişiklikler, vücut ısısında yükselme (kan basıncında yükselme)

- Kanama ilerledikçe gözbebekleri büyüklüğünde farklılık (ANİZOKORİ), çift görme, görmede bulanıklık.

İlkyardım: Yukarıda bahsedilen nedenler sonucunda bu belirtilerden biri veya birkaçı görülürse, yukarıda anlatıldığı şekilde hemen hastaneye otürülmelidir.


GÖZ YARALANMALARI:

Görme organımızdaki yaralanmaları birkaç başlık altında inceleyebiliriz:

1- Yaralanmalar:

* Korneada yabancı cisim bulunması (göze yabancı cisim kaçması)

* Göze yabancı cismin batması

* Yırtılmalar

2- Yanıklar:

* Kimyasal yanıklar

* lsı (termal) yanıkları

* Işın yanıkları

1- YARALANMALAR:

Göze yabancı cisim kaçması: Yabancı cisim ( toz, kirpik vb) kornea üzerindedir veya gözkapağı altındadır. Bu durumda göz temiz su ile yıkanır. Eğer cisim göz kapağının altındaysa, göz kapağı ters çevrilerek pamuklu çubukla uzaklaştırılabilir.

Yabancı cisim batmışsa: Genel kural burada da geçerlidir: Batan cisimler çıkarılmaz, sabitlenir. Üzeri koni biçiminde bir malzeme (veya bardak) ile kapatılır. Gözler birlikte hareket ettiğinden sağlam göz de kapatılmalıdır.

Yırtılmalar: Yaralı göz hemen steril gazlı bezle kapatılır, sağlam gözde kapatıldıktan sonra en kısa sürede hastaneye otürülmelidir.

2- YANIKLAR:

Kimyasal Yanıklar: Tek ve ilk acil tedavi yıkamaktır. Yıkamak için her türlü temiz su (varsa serum fizyolojik tercih edilmelidir) kullanılabilir. Koşullar suyu göze dökmeyi, hastanın başını musluk altına sokmayı, su ile dolu bir kap içine göz sokularak göz kapaklarının hızla kırpıştırılmasını gerektirebilir. Gözü yıkarken suyun akış yönü içten dışa doğru olmalıdır, aksi halde sağlam gözde etkilenebilir. Daha sonra her iki gözde kapatılarak hastaneye ulaştırılır. Yıkama süresi en az 15 dakika olmalıdır.

Isı (alev) yanıkları: Göz kapakları genellikle kapanır ve yapışabilir. O nedenle her iki göz yıkandıktan sonra ıslak pansumanla kapatılarak hastaneye otürülmelidir.

Işın yanıkları: Kızılötesi ışınlar, çıplak gözle güneş tutulmasının izlenmesi, lazer ışını retinada ağrısız ancak kalıcı görme kaybına neden olur. Kaynak yapmak, uzun süreli güneş lambasına, ultraviyole ışınlarına ve parlak ışınlara (karla kaplı alanlar, çöl, durgun deniz gibi) maruz kalmak gözde yüzeysel yanıklara neden olabilir. İlk anda fazla belirti görülmezken, 3-5 saat sonra kızarıklık, şişlik, aşırı gözyaşı salgılanması görülebilir. Gözler yine ıslak pedlerle kapatılarak, kişi hastaneye otürülür.

Hangi tip göz yaralanması olursa olsun, yaralı gözün yanı sıra sağlam göz de mutlaka kapatılmalıdır, yaralı gözün daha fazla zarar görmemesi için!.


Açık Yaralanmalarda İlkyardım:

* Kanamayı durdur.

* Yaranın daha fazla kirlenmesini önle ( yara bandı veya steril gazlı bezle kapatarak).

* Yaralı kısmın hareket etmesini önle; dinlendir.

* Yara çok kirli ise mutlaka pansumanla kapatılmadan önce bulunabilecek en temiz su ile yıkanmalıdır. Bulunabilecek en temiz su : elimizin altında çaydanlıkta kalmış kaynamış ve soğumuş su, yoksa musluk suyu ya da şişe içinde satılan sular kastedilmektedir.

* Eğer açık yara, kirli-paslı metal veya toprakla temas etmişse, mutlaka TETANOS SERUMU ve/veya AŞISI yaptırılmalıdır.

* Yarada yabancı cisim varsa (Yabancı cisim batmışsa);

- Yabancı cisimleri çıkarmaya çalışmayın

- Yabancı cismi sabitlemek üzere kalın pansuman malzemesi kullanın

- Hastayı vakit kaybetmeden hastaneye otürün

* Organ kopması söz konusu ise:
Mutlaka temiz, nemli ve soğukta muhafaza edilerek hastaneye otürülmelidir. ( Asla ıslatılmaz ve dondurulmaz ! )

Bunun için;

1- Kopan organ, nemli steril gazlı beze (yoksa en temiz su ile ıslatılarak iyice sıkılmış en temiz kumaş parçasına) sarılır.

2- Delik olmayan bir naylon torbaya konularak ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra, bu naylon torba:

3- Buzlu su içine konarak, hastayla birlikte hastaneye otürülür. Burada önemli olan nokta: organın dondurulmadan ve ıslatılmadan hastaneye ulaştırılmasıdır. O nedenle organ doğrudan su içine veya buz üzerine konmaz !

Hasta ve kopan organ uygun koşullarda 6-12 saat içinde hastaneye yetiştirildiğinde; organın eski işlevlerini aynen yerine getirme olasılığı çok yüksektir.


KAZA SONUCU BOYUN AĞRISI

BOYUN AĞRISININ SEBEPLERİ

-Trafik kazaları, travmalar,

-Günlük hayatın gerilimleri,

-Boyunun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları,

-Emosyonel gerginlik, boyun kaslarında zayıflık,

-Yaşlanmaya bağlı kemik yapısındaki dejeneratif değişiklikler

MUAYENE

1- Ateş ve kilo kaybı var mı ?

2- Istırahat ağrısı varmı?

3-Ağrı geceleyin uykuyu engelleyecek şekilde artıyormu?

4-Kolda kuvvet kaybı varmı?

5-Parmaklarda uyuşma, karıncalanma,hissislik, şişlik hissi, sıcak veya soğuk hissi varmı?

6-Baş öne eğildiğinde boyun ağrısı, boyun hareketinde kısıtlılık ve kola yayılan ağrı varmı?

7_Baş arkaya , sağa ve sola çevrildiğinde ağrılımı?

8-Boyunda sabah tutukluğu varmı?

9-Baş ve boyun hareketleriyle ortaya çıkan; baş dönmesi, kulak çınlaması, bulanık görme, baş ağrısı varmı?

10-Boyun ağrısı, tutukluk, kas spazmı, bölgesel hassasiyet, hareket kısıtlılığı varmı?

cemtasci
02-04-2005, 01:19 PM
KOMA

Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak, komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez. Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır.
Koma Nedenleri: - Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma)
- Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut simetrisi bozuktur)
- Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler)
- Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler)
- İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç)
- Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu)
- Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın)
- Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik)
- Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın ağrısı kusma)

Komadaki kazazedenin özellikleri:
- Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir
- Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir
- Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır
- Soluk yolu her an tıkanabilir
- Her an kusabilir
- Göz kapağı refleksi bozulmuştur
- Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir

Komadaki kazazedeye müdahale ABC ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir.


SOLUNUMUN SAĞLANMASI:

Hava yolu açılmasına rağmen yaralı nefes alıp vermiyorsa acilen suni solunum uygulamasına başlanır.


İlkyardımcı, Suni solunumu beş şekilde yapabilir:


1-Ağızdan ağıza
2-Ağızdan buruna (ağızda ciddi yaralanma olanlar ya da çenesi kilitlenenlerde)
3-Ağızdan ağızla buruna birlikte (bebeklerde)
4-Holger - Nielsen metodu
5-Silvester metodu


Ağızdan - ağıza suni solunum metodu:


En sık kullanılan ve hasta/yaralıya en faydalı yöntemdir. Hasta sırtüstü ya-tırılıp başı geriye doğru ha-fifçe itilir. İlkyardımcı hastanın yan tarafına geçer. Başı alından tutan elin baş ve işaret parmakları hastanın burun deliklerini kapatır. İlkyardımcı derin bir nefes alır ve ağzını hastanın açık olan ağzına direkt dayayarak nefesini hastaya verir. Sonra ağzını çekip hastanın nefes vermesine fırsat tanır. Erişkin bir insana dakikada 12 defa olmak üzere her 5 saniyede bir suni solunum yapılır. Bebeklere ise dakikada 20 defa, her 3 saniyede bir yapılmalıdır. Bebeğe nefes verirken göğüs hareketleri izlenmelidir.


Ağızdan - buruna suni solunum uygulama:
Hastanın dişleri kilitlenmiş açılamıyorsa, veya kazadan dolayı ağız çevresinde yaralanma varsa, kısacası ağızdan - ağıza metodu uygulanamıyorsa bu metod seçilmelidir.
Bu metodda hasta yine aynı pozisyondadır, ilkyardımcı bu defa hastanın çenesinden tutup ağzını kapatır ve burnundan hava verir.


Suni solunum sırasında mideye hava dolabilir, bu gibi hallerde hastayı yana çevirerek göbek ile kaburgalar arasına hafifçe bastırılarak hava boşaltılabilir.


Ağızdan -ağız ve buruna birlikte-
suni solunum uygulama:


Özellikle küçük çocuklar ve bebeklerde uygulanması mümkün olan bir metottur. Bebeklerin solunum sayısı daha fazla, ağız, burun ve akciğerleri daha küçük olduğundan bebeklere yapılacak suni solunum ağız ve burundan birlikte sık aralıklı, daha az güçte nefes verilerek yapılır. Verilecek hava miktarı göğsün kalkmasına yetecek kadardır.

Sırttan bastırma, dirseklerden kaldırma metodu ( Holger - Nielsen metodu )
Ağız ve burun yaralanmalarında bu metod uygulanır. Bu metod da hasta yüzükoyun yatırılıp, elleri başı hizasında birleştirilir, başı yana çevrilir ve ellerinin üzerine yatırılır. İlkyardımcı yaralının baş tarafına geçer, yaralının dirseklerinden tutup 25-30 cm kaldırır, bu şekilde yaralı nefes almış olur, sonra yavaşça yerine bırakıp sırtından bastırır, bu şekilde de yaralı nefes vermiş olur.

Bu metotlar dışında sağlık personelinin uyguladığı ve bir ağızlık ya da bir kese yardımı ile yaptığı suni solunum tipleri de vardır. Ancak bu uygulamalar profesyonel ekiplerce yapılır.


KALP KRİZİ'NDE İLK YARDIM

Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak, ilkyardım hakkında bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle kişinin kalp krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan belirtileri ayırtetmek gerekir.

Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir cildi varsa, bilinci kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından şikayet ediyor ise, kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu düştüğü için ayakta durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş ve sıklaşmış, nabzı hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir.

Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir.

İlk olarak kişiyi sakinleştirmek, hareket etmesine izin verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek, kravat, düğme, kemer, fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak, temiz hava almasını sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç mekanda ise pencere kapı açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek, eğer varsa daha önceden kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında hiçbir ilaç vermemek gerekir.

Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin ulaşması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda derhal en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir.

Kapl krizi; geçiren kişi için hayati tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli eğitimi almamış insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve kalp msajını uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve dolaşımını doğru bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel bilgi ve beceri gerektirir.

Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış kişilerin olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.

Badboy
02-26-2005, 06:25 PM
Kankam bu bılgıler ıcın cok sagol.;)