View Full Version : Modifiye hakkında küçük bilgiler.
Badboy
12-08-2004, 11:11 AM
Dereceli Egzantrik
Badboy
12-08-2004, 11:12 AM
Chip Tuning
Badboy
12-08-2004, 11:15 AM
Chip tunıng acıklama2
Badboy
12-08-2004, 11:18 AM
turbo & Super Charger
philcollins
12-08-2004, 11:23 AM
abi ilk defa şu kadar net ve güzel açıklamalar görüyorum. ayrıca teşekkür ediyorum ampül gibi oldum sayende eyvallah
Badboy
12-08-2004, 11:25 AM
abi ilk defa şu kadar net ve güzel açıklamalar görüyorum. ayrıca teşekkür ediyorum ampül gibi oldum sayende eyvallah
Rica ederim phill kardessss.Daha baska bıseyler bulmaya calısıyorum.Bulabılırsem buraya devam edıcem yazmaya.Hatta size denk gelırse sizde yazın kı bılmeyen arkadasların bılgısı olsun. ;)
nitrO_Oxide
12-10-2004, 01:40 AM
kanka kusura bakma bu konuyu gormemişim.
gercekten guzel bilgiler var devamı varsa onlarıda istiyorum :)
cok seymi istiyorum :( :p
Badboy
12-10-2004, 09:02 AM
Sen iste yeterki.İste sana sayfaları alayım :p
nitrO_Oxide
12-10-2004, 10:24 AM
Sen iste yeterki.İste sana sayfaları alayım :p
ehee :) sagolasın
siena_16V
12-12-2004, 03:24 PM
Bu bilgiler için teşekkürler
DaYkO
12-15-2004, 09:14 PM
gerçektende yazdıklarını okudum ve çok beğendim tekrar tşk.ler
Badboy
12-20-2004, 09:46 AM
Rice ederim arkadaşlarım ne demek.Buldukca bu bolume ekleyecegım ;)
^^CaRiSMa^^
12-21-2004, 12:53 PM
saolasın dewamını bekliyoruz...
Badboy
01-26-2005, 09:51 PM
Bu sekılde elınde bılgı olan varsa lutfen bu konunun altına devam ettırsın ;)
2004palio
01-27-2005, 10:25 AM
saolasın togi :d
Badboy
01-29-2005, 07:02 PM
Motorun yanma odasında patlayan yakıt ve hava karışımı, dışarıya egzoz gazı olarak çıkar. Bu çıkış ne kadar rahat gerçekleşirse, motor o kadar performanslı çalışır. Bu arada egzoz seside biraz artarak sportif bir hava kazanılır. Otomobil üreticileri egzoz sistemini, hem ses izolasyonu hem de performansı bir arada sunabilmek amacıyla geliştirirler.
Performans sağlayan egzoz sistemlerindeyse çıkışlar çok daha rahatlatılarak egzoz gazının dışarıya çok daha kolay atılması sağlanır. Egzoz sisteminin tüm parçaları, çeşitli firmalar tarafından üretiliyor. Bu parçaların başında gelen son susturucu ve egzoz manifoldu (headers), otomobilin performansını en çok etkileyen parçalardır.
Headers, yanma odasında oluşan gazın dışarıya daha rahat ve düzenli çıkabilmesini sağlar. Her silindirden ayrı ayrı çıkan atık gazlar, headers sayesinde bir düzene girer ve bunların oluşturduğu negatif basınç gücün daha da artabilmesini sağlar.
Headers takıldığı takdirde, otomobilin orjinal egzoz sisteminin de komple baştan sona değiştirilmesi gerekir. Bu şekilde otomobilin yapısı ve hacmine göre yüzde 5 ile 10 arasında güç artışı sağlanabilir.Egzoz sisteminde çok fazla değişiklik yapmak istemeyenlerse, sadece son susturucuyu veya bununlada birlikte orta susturucuyu değiştirmekle de yetinebilirler. Ancak bu durumda fazla bir sağlanamayabilir.
Genellikle paslanmaz çelikten üretilen egzoz sistemininde orjinalinden daha hafif olması performans severler için bir avantaj sayılabilir.
http://modifiyeci.8m.net/anasayfa/egzoz/egzoz1.gif
Badboy
01-29-2005, 07:06 PM
Modifiyede amaç, otomobili teknik yönden geliştirmek ya da görsel açıdan dikkat çekici hale getirmektir. Her iki değişimde de önemli bir unsur olan süspansiyon sistemi, öncelikli yapılan modifikasyon işlemlerinden biridir. Performanslı otomobillerde iyi bir süspansiyon sisteminin kullanılması gerekir, çünkü özellikle yüksek hız ve virajlarda sistem, otomobilin güvenli yol almasını sağlar. Süspansiyon sistemi, yay ve amortisörden meydana gelir. Bazı otomobillerde yay yerine torsiyon mekanizmasıda kullanılır. Sistemin geliştirilmesi sonucunda ya otomobilin yerden yüksekliği düşürülüyor ya da yaylanma sertliği değiştiriliyor.
Otomobilin yerden yüksekliğinin azalmasını sağlayan yaylardır. Her otomobil için farklı sertlik ve kalınlıkta üretilen yay kitleri, modeline göre genelde 20 ile 60 mm arasında alçaklık sağlıyor. Ancak belirli bir ölçüden sonra yay kitlerinin spesifik karekterli sportif amortisörlerle birlikte kullanılması tavsiye ediliyor. Böylece daha iyi bir yol tutuş grafiği elde ediliyor. Otomobilin yüksekliğini uygun, ancak yaylanmasını fazla yada yetersiz bulan sürücüler için değişik sertliklerde amortisör seçenekleri bulunuyor. Bu amortisörler kullanıldığı takdirde, konfor özellikleri dikkate alınarak otomobilde daha iyi sonuçlar elde ediliyor.
Yay ve amortisörler, uzun çalışmalar sonucunda tasarlanıyor. Bu nedenle süspansiyon sisteminin geliştirilmesi için yay ve amortisörlerin torsiyon ve sertlik derecelerinin bir biriyle uyumlu olması gerekiyor. Aksi takdirde otomobilin yol tutuşu sizin için tehlikeli sonuçlar doğuracak kadar kötüleşebilir. Bu nedenle süspansiyon sisteminde değişikliklerin mutlaka yetkili firmalara ya da servislere danışılarak yapılması gerekiyor.
Otomobili yere yaklaştırmak, ağırlık merkezini düşürmek anlamına geliyor. Dolayısıyla yol tutuş olumlu yönde arttırılmış oluyor. Ancak teori her zaman pratikle uyumlu olmayabiliyor, çünkü zeminin düzgün olmaması, alçaltılmış otomobillerin gereğinden fazla yaylanmasına ve böylece sürüş güvenliğinin azalmasına neden olabiliyor.
Piyasada her otomobil için ayrı ürün yer aldığı için seçenekler oldukça fazla...
Fiyat:
OMP Yaylar: 180 - 580 € (KDV Dahil)
Vogtland Yaylar: 200 - 400 €
Koni Yaylar: 480 - 580 € (KDV Dahil)
Koni Spor Kit: 15-35 mm 2000 €
Koni Yüksek Ayarlı Spor Kit: 0-60 mm 2500 €
Koni Amortisör: 800-2000 € (KDV Dahil)
http://modifiyeci.8m.net/anasayfa/yoltutusu/demper_sport.gif
Badboy
01-29-2005, 07:08 PM
Modifiye tutkunları, otomobilin gücünü arttırarak daha yüksek performans değerlerine ulaşıyorlar. Ancak hızı arttırırken fren sistemlerine yeterince müdahale etmiyorlar. Bu da kazaların yaşanmasına neden oluyor. Modifikasyon yapan yetkili firmalar, otomobilin performansını arttırırken, daha güçlü frenlerle donatarak daha iyi ve zamanında durmasını sağlıyorlar. Nedeni çok açık. Bir otomobil iyi hızlandığı kadar da iyi durmalı.
Fren sisteminin yeterli olup olmadığı, genellikle yüksek hızlarda giderken daha iyi anlaşılır. Bir kaç kez yapılan ani frenaj sonrasında frenler kabiliyetini yitirirse, sistemin ısıya dayanıklı olmadığı anlaşılır. Bu arada fren sisteminin geliştirilmesi için illaki motorun güçlendirilmiş olması gerekmiyor.
Frenlerin yetersiz olduğunu düşünenler, motorsporlarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda seri üretim için geliştirilen fren disk ve balatalarını kullanarak otomobillerinin daha kısa mesafede durmasını sağlayabilirler. Bu parçaların en belirgin özellikleri, daha yüksek ısıya dayanıklı ve standartlarına göre daha hafif olmalarıdır. Standarttan daha hafif olan fren üniteleri, aksın momentinin daha kısa sürede düşmesini sağlıyor, çünkü ağırlığın azaltılmasıyla dönen parçaların daha az bir kuvvetle yavaşlatılması mümkün oluyor. Aynı zamanda fren yapıldığında vibrasyon etkisi de azaltılıyor.
http://modifiyeci.8m.net/anasayfa/yoltutusu/disk.gif
Fren balataları, ısıyı kolay absorbe eden ve sürtünme direnci yüksek meteryaller içerirken, diskler sahip oldukları kanallar sayesinde daha kolay soğuyabiliyor.
Disk yüzeyinin üzerindeki kanal ve delikler, frenaj sırasında aşınan balata tozunun yüzeyde kalmasını önlüyor. Diskin kenarlarındaki oluklar ise; soğumayı yani ısı transferini sağlıyor. Tercihe göre bunlardan birinin geliştirilmesi yeterli oluyor. Ancak yüksek performanslı disk ve balatanın kullanılmasıyla en iyi sonuca ulaşılıyor.
Bird_hunteR
01-29-2005, 08:18 PM
bence çok iyi bilgiler
fafatara53
01-29-2005, 08:20 PM
kankam coştu bu akşam bilgiler bilgiler üstüne geliyo...eyvallah kanka çok iyi bilgiler...
alid90
01-29-2005, 08:22 PM
eywallah ta şu super changer in açıklamayı okuyamadımm:(
Badboy
01-29-2005, 08:31 PM
Sağolun arkadaslar.Yaaa sızde buldukca bu tıp bılgılerı ekleyın.Aynı konud aolsa ekleyelım.Yeterkı acıklamalar farklı olsun.Amaç bırbırımızle bılgı paylasımı degılmı zaten.;)
Badboy
01-29-2005, 08:42 PM
Modifiye (Tuning) Nedir?
Gücü artirmak, yol tutusuu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde degisiklik yapmak, bir baska deyisle otomobili ayricalikli kilmak
Tuning yada diger adiyla Modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor. Neredeyse motorun üretimiyle birlikte gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi. Tabii boyutlari da çok genisledi. Artik standardin disinda otomobilin gücünü, yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirmek amaciyla yapylan islemler modifiye olarak adlandiriliyor. Teknolojinin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanmasini sagladi. Bu degisimde motorsporlarinin da katkisi çok büyük. Öyle ki, kabin içindeki "süslemelerden" alüminyum görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde motorsporlari yatiyor. Dis görünümde jant-lastik, karoser kiti, farlar, far kaslari, son susturucular, aynalar ve hava kanallari otomobili farkli kilan ayrintilar. Bu aksesuarlardan bir bölümü, otomobilin sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katki sagliyor. Kabindeyse direksiyon simidi, vites topuzu, konsol kaplamalari koltuklar ve renkli gösterge zeminleri yapilan degisiklikler arasinda yer aliyor.
Modifikasyonun temel amaci, gücü artirmak. Standarttan daha genis piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesini degistirmek, motora güç kazandirmanin en etkin yollari. Bunlari destekleyen diger islemler, elektronik beyin programinin gelistirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu. Turbo takviyeli motorlarda bu islemlere ek olarak turbo valfinin basinç limitini artirmak, intercooler'i büyütmek ve pop-off supapi monte ederek güç artirilabiliyor.
Otomobilde teknik olarak vaDilan modifikasyon sadece gücü artirmayi degil, yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artirmayi da kapsiyor. Bu degisimler neredeyse bir zincir gibi birbirini takip ediyor, çünkü gücü artirilan otomobili yolda tutmak için birtakim teknik degisiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini saglamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. Biri eksik oldugunda, kötü sonuçlanabilecek kazalarin yasanmasy her an mümkün. Bu nedenle modifiye islemini profesyonel kisilere birakmak en dogrusu. Dünyanyn en büyük modifiye firmalarinin Türkiye temsilcilikleri bu amaçla hizmet veriyor. Bu arada kullanilan parçalarin mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduguna dikkat etmek gerekiyor.
Dikkate alinmasi gereken bir baska nokta da bu isin hobi olarak degerlendirilmesi. Son yillarda özellikle performans tutkunu gençler arasinda yaygynlasan modifiye, farkli amaçlarla yapildiginda, insanlarin hayatini tehlikeye atacak sonuçlar dogurabilir. Yarismak için caddelerin uygun olmadigini unutmamak gerek. Eger yarismak ve otomobilinizin performansini görmek istiyorsaniz, yapmaniz gereken tek sey, bu yil sampiyona olarak düzenlenecek drag yarislarina katilmak. Toplam 7 siniftan (1600 cc'ye kadar* 1600-2000 cc arasi*2000-4000 cc arasi*4000-6600 cc arasi*Turbo ve / kompresörsüz*6601 cc nitrosuz ve asiri beslemesiz*asiri beslemeli) olusan sampiyona 6 yaristan olusuyor. Yarislarla ilgili ayrintili bilgi almak için Türkiye Otomobil ve Motorsporlari Federasyonu'nu 0216 46511 55 no'lu telefondan arayabilirsiniz.
Badboy
01-29-2005, 10:08 PM
http://carargah.com/assets/images/diferansiyel1.jpg
1. şekildede görüldüğü gibi iki tekerlek aksını döndürmek için en az üç tane dişli gerekir. Her iki aksın eşit dönmesini sağlayan ve diferansiyel tamburasının içinde yer alan ayna mahruti dişlisi ise, diğer diferansiyelin motordan kontrollü çalışan tek parçasıdır. (2. şekil, kırmızı olan) Otomobil yolda düz olarak giderken, tekerleklerden herhangibirine daha fazla ağırlık binmediği için, diferansiyel karpuzunun ortasındaki dişliler tekerleklerle birlikte kendiliklerinden dönerler. Ancak otomobil viraja girerken, bu dişliler devreye girerek otomobilin virajın dışındaki hızlı, virajın içindeki daha yavaş dönen itici tekerleklerinin dönüş oranlarının 1:1 olmasını sağlarlar.
Yukarıda sözünü ettiğimiz normal bir diferansiyelin çalışma esaslarına ek olarak kilitli diferansiyellerde değişik birkaç sistem vardır. Bunlardan birincisinde, küçük sürtünme pulları diferansiyelin ortasındaki her iki tekerleğin eşit olarak dönmesini sağlayan ve denge dişlileri olarak tarif edilebilecek olan dişlilerin dönmelerini engellerler. Bu engelleme otomobil yeniden düz bir şekilde gitmeye başlayıncaya kadar devam eder. (Şekil 4)
http://carargah.com/assets/images/diferansiyel2.jpg
Bir başka tür de (şekil 5) aksların (şekilde mavi renkli olan) ve dişlilerin karpuzun içine tam olarak girmediği diferansiyellerdeki kilit türüdür. Burada sözü edilen kısımlar yatık olarak yerleştirilmiş baskı halkalarıyla diferansiyele tutturulmuşlardır. Tekerleklerin dönüş hızı arttığında yani otomobil patinaj yapmaya başladığında devreye giren bu sistem, halkaların fren levhalarını sıkıca bastırmasıyla çalışır ve otomobilin tekerleklerindeki dönüş momenti 1:1 olana kadar tutar. Bu sistemin adı dönüş momentli diferansiyel kilididir. 6 numaralı şekilde görülen diferansiyel tipinde ise birbirine ters yönlerde yerleştirilmiş düz dişli çarklar, otomobil patinaj yapmaya başladığı zaman, birbirileriyle ters yönde hareket ederek, dönüş momenti 1:1 olana kadar kilitli kalırlar. Basit bir mantıkla kurulmuş olan bu sistem de gelişmiş pek çok otomobilde kullanılmaktadır. 4x4 araçlardada bu sistemlere ek olarak manuel ve otomatik olarak devreye sokulan kilitler de mevcutur.
http://carargah.com/assets/images/diferansiyel3.jpg http://carargah.com/assets/images/diferansiyel4.jpg
Badboy
02-14-2005, 10:37 AM
Turbo ve charger hakkında bıraz daha bılgı verebılecek olan varmı???
Ertan Ömür
02-14-2005, 10:40 AM
Teşekkürler TOLGA :icon_idea :icon_excl
Badboy
02-14-2005, 10:46 AM
Rica ederim Ertan abi.:)
Turbo Sisteminin Temelleri
Bir motordan alınabilecek maksimum gücü elde etmenin en iyi yolu silindirlere gönderilecek maksimum benzin ve hava karışımı ile olur.Bu işlem bir motoru güçlendirmenin bir numaraları kuralıdır.Bunu yapmanın bir yoluda silindir yuvalarını büyütmektir esasında.(örn:6000 cc motorlar) Fakat turbo gibi teknolojiler bunu daha kolaylaştırarak kullanışlı hale getirmektedir.
Turbochargerlar motora gönderdikleri fazla hava ve benzin karışımı ile küçük silindirlerden de güç sağlamayı amaçlamaktadırlar.Genel olarak Turbochargerlar 0.4 bar'dan 2.0 bar'a kadar güç üretebilmektedirler.Normal olarak atmosfer basıncının 1,014 Bar olduğunu düşünürsek Turbochargerların motora atmosferde olandan %50-%100 fazla basınç uyguladığını görebiliriz.Bu da %50 güç artışı anlamına gelmektedir.
Bu motorun güç artışıdır fakat bu gücü tam olarak almamızı engelleyen bir takım unsurlar vardır.Egzos çıkışında bir turbin bulunması eksoz geri basıncının artmasını sağlar ve motor eksoz gazını tam olarak dışarıya atmakta zorlandığı için güç kayıpları oluşur.
Pek tabi ki herşey enjeksiyonlu bir motora Turbo takmakla bitmez.Bunun yanında sistemin daha fazla benzine ihtiyacı olacaktır.Bir turbocharger silindirlere daha fazla benzin göndermeyi sağlayamaz, bunu yapan aracın işletim sistemidir. İşletim sistemin yanı sıra da orjinal benzin pompanızın haricinde daha fazla benzini pompalayabilecek kapasitede bir benzin pompasına ihtiyaç duyulur.
Turbo Nasıl Çalışır ?
Eksoz manifolduna takılan Turbochargerlar , motordan gelen eksoz gazı sayesinde Turbinelerini döndürürler.Yani buraya kadar motor kendi gücünü kullanmaktadır.Salyangoza bir mil sayesinde bağlı olan türbinler, dönmeye başladığı andan itibaren silindire giden havayı gitmesi doğrultusunda zorlamaya başlar.
http://img207.exs.cx/img207/670/turbo15ue.gif
Silindirlerden gelen eksoz gazı Türbin pervanesin bıçaklarına çarparak türbinin dönmesini sağlar.Turbine ne kadar fazla gaz gelirse o kadar hızlı döner.
Milin diğer ucundaki pervane ise kompresor pervanesidir.Bu pervane eksoz gazının silindirlere iletilmesi yolunda basınç uygulamaktadırlar.
http://img207.exs.cx/img207/407/turbo10qi.th.gif
Turbo modellerinden bahsetmeden önce turbochargerların yol açabileceği bazı problemlerden bahsetmeliyiz.
Maxi Boost:
Turbolar büyüklüklerine göre güç artışı sağlamaktadırlar.Turbo basıncı yükseltmek her ne kadar maksimum gücü elde etmemizi sağlasada silindirlerin ve pistonların dayanabileceğinden fazla basınç içerlemek Knocing dediğimiz problemi doğurmaktadır.Knocking aslında silindir ve pistonlardan gelen tık tık sesidir.Motor bu devrede detonasyona uğrar ve silindirlerde oluşan ısı yükselir.Motora giden havayı ne kadar fazla sıkıştırırsanız, hava o kadar fazla ısınacaktır. Şimdi bir yanağınıza hava doldurun ve onu sıkıştırırak diğer yanağınıza geçirin.Bu işlemi devamlı yaptığını sürece ağzınızda bulunan havanın ısınacağını göreceksiniz.Aynı şekilde yüksek basınçlı turbolarda bu durum yaşanır.Turbo gelen gazı sıkıştırarak motora gönderir fakat doğacak bu basınçtan ısınan hava silindirler içindeki Bujiler tarafından gerçekleştirilen patlamanın önüne geçer. Eğer pistonlarınız ve silindirleriniz buna uygun değilse hepsi birer mum gibi birkaç dakika içinde erirler.Bu yüzden turbo motorları devamlı yüksek oktan benzine ihtiyaç duyar.Bu avans(knocking) problemin önüne geçmek içinde motorların sıkıştırma oranları düşürülmektedir.
Yüksek basınçtan detonasyona uğramış bir Impreza Turbo motoru
Turbo Lag:
Turbo chargerlarla ilgili en önemli problemlerden biride türbinin geç devreye girmesidir.Her ihtiyaç duyduğunuzda gaza basıp güç elde etmek mümkün değildir çünkü salyonagozun içindeki pervane ancak belli bir motor devrinden sonra dönmeye başlamaktadır.Turbonun devrede olmadığı bu zaman sürecine Turbo Lag denilir.Turbo devreye girdiği zaman ki araçtaki ani tekme etkisi bu yüzdendir.Turbo devreye girer ve araç çıldırmış gibi saldırıya geçer.
Turbodaki bu gecikmeyi azaltmanın en iyi yolu Turbo içindeki dönen ana parçaları hafifletmekle olur.Hafifletmekte küçültmekle olur.Bu da pervanin ve kompresorun daha hızlı çalışmasına olanak sağlayarak erken devreye girmesine yol açar.Dünyada bunu en iyi başaran firma WW firmasının 1700 rpm de devreye giren passat modelleri için ürettiği turbochargerlardır.Fakat bu turbochargerlar büyük turbolar gibi yüksek basınç üretemezler.
Küçük-Büyük Turbochargerlar;
Biraz öncede söylediğim gibi salyangozun içindeki parçaları hafifletmek ve aynı doğrultuda küçültmek salyangozun içindeki trübin pervanesinin erken dönmeye başlamasına yani turbonun erken devreye girmesini sağlar.Fakat bu pervaneler küçük olduklarından dolayı büyük pervaneler kadar hava sağlayamazlar.Aslında sistem çok basittir.Nasıl evinizdeki küçük vantilatör büyüğü kadar hava sağlayamıyorsa küçük turbochargerlarda büyük ağabeyleri gibi güç üretemezler.
Turbonun Özellikleri:
Bilya Yatak:
Milin bağlı olduğu pervanelerin yatağında bulunan bu bilyalar azda olsa bazı turbochargerlarda kullanılmaktadır.Tabi ki bu bilyalar sizin normal olarak bildiğiniz bilyalardan farklıdır.Hepsi kusursuz bir üretimin ürünleri olan bu bilyalar özel meteryallerden imal edilir ve dakikada 150.000 kere dönen türbin pervenesin yarattığı sürtünmelere dirençlidirler.Pek fazla tercih edilmeyen bu bilyalar aslında turbo lagını önlemektede yarar sağlamaktadırlar,
Seramik Türbin Bıçakları:
Sermik turbin bıçaklarının tek avantajı metal bıçaklara nazaran hafif olmarı ve turbo lagını azaltmalarıdır.
Sequential Turbochargerlar
Bizim, twin turbo olarakta bildiğimiz bu chargerlar iki tane salyangozu esas alarak üretilmiştir.Yani iki turbo yanyana çalışmaktadırlar.Birincisi, yani küçük olan devreye erken girer ve turbo lagını engeller.İkinci turbo ise yüksek motor devirlerinde devreye girerek yüksek basınç sağlamayı esas almışlardır.
Intercooler;
Kompresyona uğrayan hava, ısınır.Isınan hava ise genişler bu yüzden turbodan gelen basınç artışı havanın motora gitmeden önceki ısınmasının sonucudur.İyi bir güç artışı için silindirler daha fazla hava moleküllerine ihtiyaç duyarlar, sadece basınç motorun gücüne artırmaya yetmez.
Bu radyatöre benzeyen siyah kutu turbochargerdan gelen basınçlı havanın içinden geçmesine sağlar, ince kanallardan geçen basınçlı gaz süzülür ve soğutulur.Bu sayede motora daha fazla hava molekülü girmesi sağlanır.Eğer turbocharger basıncı 0,7 bar ise intercoolerda 0,7 barlık sıkıştırlılmış havayı süzecek kapasitede olmalıdır.
Turbolar hakkında bazı tezahürler;
-Motor yağını her 5000 km ya da daha erken süreler içerisinde değiştirin.
-Her zaman motor üreticisinin tavsiye ettiği yağı kullanın. -WD40 ve benzeri temizleme katkılarını ya da gevşeticileri kullanmayın.
-Her zaman motorun ısınması için 30 ila 60 saniye kadar bekleyin.
-Soğuk ve ince yağ, ısınmış bir yağ gibi kolayca hareket edemez ve parçaların bir süre yağsız kalmasına yol açar!
-Yola çıktığınızda turboyu hemen devreye sokmayın, turbo henüz yağ ihtiyacını gidermemiş olabilir.
-Aracı stop etmeden önce turbonun dinlemesi ve bir sonraki çalışma için gerekli yağlamayı yapmasına izin verin.Turboyu ne kadar zorladıysan o derecede dinlendirme yapın.
-Yüksek devirlerde türibin devamlı dönmektedir.Bu esnada motoru kapamak turboya giden yağıda kapamak anlamına gelir.Bu durumda turbo yataklarında ciddi hasarlar oluşur.
-Motoru yağını her değiştirdiğinizde yağ filitresinide değiştirin ve ilk çalıştırmada yağ basıncının sağlandığına emin olun.
Yukarıdaki tezahürleri yerine getirmeniz ve aracınızı iyi bir şekilde kullanmanız durumunda Turbochargerınız en az motorunuz kadar sorunsuz ve uzun ömürlü olacaktır.
Benzinli Araçların Çalışma Prensipleri:
Benzinli araçlarda silindirin üzerine göderilen hava-benzin karışımı sıkıstırılarak buji vasıtası ile ateşlenir. Olusan patlama ile genlesen karışım pistonu iterek hareketi sağlar. Burada benzin-hava karışımının oranı sıkıştırma oranı ve ateşlemenin yapıldığı zaman 3 önemli faktördür.
1- Benzin-Hava Karışımı:
Silindirin içerisine gönderilen benzin-hava karışımının ideal oranı 14.7 birim hava ile 1 birim benzinin birlikte yakılmasıdır. 14.7-1 oranındaki karışım araçlarda en iyi emisyon değerlerini vermektedir. Bu değer ne en iyi performansı nede en iyi yakıt ekonomisini sağlar.
Hava yakıt karışımında tehlikeli olan havanın fazla yakıtın az olmasıdır. Bu durumda ortaya çok yüksek ısılar ve vuruntu meydana gelir. Aracın uzun süreli olarak bu şekilde kullanımı genellikle silindir ici sicakliginin cok fazla yükselmesine sebep olur.
Benzin oranını fazla olmasının performansının düşmesi ve fazla yakıt tüketimi dışında motora zarar vermez. (Kurumlanma gibi temizlenmesi kolay sorunlar haricinde)
2- Ateşleme zamani (Avans):
Silindirin içerisine gönderilen Hava-Yakıt karışımın tam olarak yanıp genişlemesi belli bir zaman almaktadır. Bu sebepten pistonun en üst nokaya(üst ölü nokta) ulaşması beklenmeden bujı ateşlenir. Patlama üst ölü noktaya ulaşana kadar gerçekleşir. Krank dönüsü üzerinde ateşleme yapılan an ile üst ölü nokta arasında kalan açı farkının derece olarak ifadesi araca verilen avansın derecesidir. Örnek olaran araca 20 derece avans verilmis ise ateşleme üst ölü noktadan 20 derece önce yapılıyor demektir.
Standart bir aracın avan ayarı motor devrine ve yüküne göre değişim göstermek durumundadır. Motor devirlendinkçe pistonun hareketide hızlanacak ve üst ölü noktaya daha hızlı varacaktır. Karışımın yanma süresinin aynı olduğu düşünülürse üst devirlerde ateşleme dahada erken yapılmak zorundadır.
Devire bağlı ateşleme zaman ayarı eski nesil araçlarda ditribütörlün içerisinde dönen ağırlıkların ve vakum yardımı ile yapılırdı. Ağırlıklar merkezkaç kuvveti ile hareket ederek ateşlemenin daha erken yapılmasını sağlarlar. Yeni nesil araçlarda ise ECU (Aracın elektronik Kontrol ünitesi) içerisindeki haritalar vasıtası ile değiştirilir.
Buraya kadar çok temel olarak benzinli araçların çalışma prensiplerini anlattık. Peki modifiye firmaları Otomobil fabrikalarının yapmadığı veya atladığı neleri yapıyorda araçlar daha güçlü oluyor.
Bu sorunun cevabı için öcelikle otomobil imalatçılarının yanına geçip durumu onların gözü ile incelememiz gerekir.
Otomobil fabrikaları her sene binlerce otomobil üretir. Bu araçların belli standartlara uygun olarak üretilmesi gerekir.
modıgfıye fırmaları aracların fabrıkasyon olarak korunma lımıtlerını asagı cekerek arabada zaten var olan kapasıteyı meydana cıkarıyorlar senacım :) toloresını azaltıyorlar anlıyacagın..
nitrO_Oxide
02-16-2005, 06:12 PM
Turbolar hakkında bazı tezahürler;
-Motor yağını her 5000 km ya da daha erken süreler içerisinde değiştirin.
-Her zaman motor üreticisinin tavsiye ettiği yağı kullanın. -WD40 ve benzeri temizleme katkılarını ya da gevşeticileri kullanmayın.
-Her zaman motorun ısınması için 30 ila 60 saniye kadar bekleyin.
-Soğuk ve ince yağ, ısınmış bir yağ gibi kolayca hareket edemez ve parçaların bir süre yağsız kalmasına yol açar!
-Yola çıktığınızda turboyu hemen devreye sokmayın, turbo henüz yağ ihtiyacını gidermemiş olabilir.
-Aracı stop etmeden önce turbonun dinlemesi ve bir sonraki çalışma için gerekli yağlamayı yapmasına izin verin.Turboyu ne kadar zorladıysan o derecede dinlendirme yapın.
-Yüksek devirlerde türibin devamlı dönmektedir.Bu esnada motoru kapamak turboya giden yağıda kapamak anlamına gelir.Bu durumda turbo yataklarında ciddi hasarlar oluşur.
-Motoru yağını her değiştirdiğinizde yağ filitresinide değiştirin ve ilk çalıştırmada yağ basıncının sağlandığına emin olun.
Yukarıdaki tezahürleri yerine getirmeniz ve aracınızı iyi bir şekilde kullanmanız durumunda Turbochargerınız en az motorunuz kadar sorunsuz ve uzun ömürlü olacaktır.
ekstra not olarak.turbolu arabalarda motoru stop etmeden once bir sure beklemeliyiz (rolentide) motor calışmadığı surece turboya yağ pompalanmamaktadır.motor hemen stop edilirse pervane yağsız bir ortamda calısacagından dolayı zamanla asına bilir.oyuzden pervane tam olarak durduktan sonra stop edilmelidir. :)
Badboy
02-22-2005, 09:29 PM
Baska bılgıler yokmu kankalar yaaa.:o
Badboy
03-08-2005, 12:41 AM
Blueprint Nedir Ne işe Yarar???
Tüm hareketli parçaların balanslanması ve tüm akış yüzeylerinin pürüssüzleştirilmesi işlemi olarak tarif edilebilecek Blueprinting işlemi, dünyada performans üzerine yoğunlaşmış firmalarda bir standart haline gelmiştir. Uzun ömür ve maksimum güç hedeflendiğinde Blueprinting bir lüks değil, bir ihtiyaçtır.
-Blueprinting işleminin bir başka tarifi ise fabrika boşluk toleranslarının minimuma indsirilmesidir. Bu toleransları belirlerken mutlaka ve mutlaka fabrika verilerine sadık kalınmalıdır.
-Blueprint işleminden önce dikkat edilmesi gereken en önemli şey tüm parçaların %100 temiz olmalarıdır. Buna tüm cıvatalar, somunlar, tapalar, vs. dahildir.
-Bazı uygulamalarda karterin içinin boyandığı görülür. Bu uygulama, karbon ve diğer kalıntılara deterjan etkisi yaratacağından tavsiye edilir. Ayrıca karter zemini için en ideal temizleme unsurudur boyama.
-En önemli işlem, krankın balanslanmasıdır. çok detaylı bir şekilde kırılma ve çatlaklara karşı incelenen krank, bu testi geçebilirse, %100 düz olması için balanslanır. Yağ delikleri dikkatlice temizlenir ve kenarları yumuşatılarak genişletilir. Kurs kollarının keskinlikleri arttırılır ve kurslar parlatılır. Yataklar da aynı işleme tabi tutulur.
-Biyel kolları ise hareket eden en ağır parçalar oldukları için maksimum özen gerektirirler. Tüm kollar kesinlikle ve KESİNLİKLE aynı uzunlukta ve aynı ağırlıkta olmalıdırlar. %100 düz olmaları gerektiğini söylemeye gerek dahi yok. Kol yatakları da parlatılır ve tavsiyen yeni cıvatalar kullanılır.
-Pistonlar tek tek ve dikkatlice ilgili pimleri kullanacak şekilde ayrılmalı ve piston yüzeyindeki keskin yüzeyler (supap yuvaları) oluşabilecek detonasyonu engellemek için yumuşatılmalı. Piston çapı ve bor mesafesinin ayarı ise dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biridir. Küçük pistonlar segmanların görevlerini yapmalarını zorlaştırırken, büyük pistonlar gömlekleri çizerek tahrib edebilirler.
-Segmanlar gömleklere boş olarak oturtuluk, piston ile tersten bastırılarak, gömlekle tam dik açıya geldiklerinde boşluklar kontrol edilmeli ve bu boşluk 0.3 mm'yi aşmamalıdır.
-Önemli bir başka konu da hareket eden karşıt ağırlıkların balanslanmasıdır. Fazlalıklar delmek suretiyle eksiltilerek, eksikler ise, yine delerek, delinen yerlerin daha ağır metallerle doldurulmasıyla sağlanır. Bu uygulama aşırı hassasiyet istediği için, profesyonel ellerde yapılmalıdır. Bu uygulama Blueprint işleminin en can alıcı ve an randıman kazandıracak bölümüdür. Ayrıca bu uygulama motor ömrüne de katkı sağlar.
-Silindir kapağı tamamen sökülerek kırık ve çatlaklara karşı incelenmelidir. Yüzeyden toleranslar dahilinde talaş almak, kapağın düzlüğünü garanti eder. Supap gaydları kontrol edilmeli, gerekirse değiştirilmelidir. Supapların eşit boylarda ve %100 düz olmaları bir başka önemli noktadır. Yeni supaplar kullanılırsa, supap yataklarının değiştirilmesi veya yeni supaplara alıştırılması gerekmektedir. Supap yuvalarının da genişlikleri tercihen aynı ölçüye getirilmelidir.
-Bu işlemler tamamlandıktan sonra, kapak taşlanarak istenilen (daha önceden hesaplanmış) sıkıştırma oranı elde edilir. Supap yaylarının tansiyonlarının eşit olması, bir başka önemli husustur.
-Motoru toplarken de aynı dikkat sürdürülmelidir, zira cıvatalarının hepsinin fabrikanın belirlediği oranlarda torklanması gerekmektedir.
-Blueprint işlemi başlı başına bir meseledir ve bu sayfada anlatıldığı kadar kolay bir işlem değildir. Son derece profesyonel ellerde yapılmalıdır. Çünkü hemen hemen uygulamanın hiç bir bölümünün geri dönüşü yoktur. Bunla beraber maksimum motor ömrü ve maksimum güç için KESİNLİKLE bir gereksinimdir.
vBulletin® v3.6.8, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.